Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/134 E. 2013/2879 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/134
KARAR NO : 2013/2879
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
1. Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İcra takibi … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yoksulluk ve iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat ilamına dayalı olup, borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda özetle borcunu 05.12.2008 tarihli borç ödeme protokolü, 01.04.2009 tarihli çek teslim tutanağı ve icra dosyasında yapılan hacizlerle toplam 62.825 TL. olarak ödediğini belirterek dosya bakiyesinden mahsubunu talep etmiş; alacaklı tarafça bahsi geçen protokolün kabul edilmiş ise de 27.000 TL. bedelli çekin ödenmediği, borcun temdit edildiği çeklerin kendilerine iade edilip bakiye alacağı için davacı tarafından 8.200 Euro bedelli senet verildiği bu senedinde ödenmediğini haksız kötü niyetli davanın reddi gerektiğini bildirmiş; İcra Mahkemesince Bilirkişi raporları alınarak şikayetin kabulüne fazla ödemenin tespitine karar verilmiştir.
İİK.nun 33/2. maddesine göre icra emri tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa ve imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir. Somut olayda yazılı nitelikte bir belgeye dayanılmadığı gibi tarafların karşılıklı iddiaları bu Yasa hükmü uyarınca değerlendirildiğinde; 8.200 Euro bedelli senedin ödenmediği bildirildiğine göre, bu miktarında ödeme olarak düşülmesi doğru değildir. Mahkemece anılan konuda bilirkişiden ek rapor alınarak dosya borcunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.