YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3314
KARAR NO : 2018/3923
KARAR TARİHİ : 03.07.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatif yönetim kurulunun 11.03.2006 tarihli kararı ile müvekkilinin ihracına karar verildiğini, müvekkilinin yaptığı fazla ödemenin iadesi için açılan dava devam ederken alınan ihraç kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil ödemelerinin kooperatifçe kabul edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davacı kooperatife borçlu olmadığının ve üyelik hakkının devam ettiğinin tespiti ile müvekkilinin yeniden üyeliğe tescil ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihracın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; dairemizce TBK 88 ve 120. maddeleri nazara alınarak faiz uygulanması gerekçesiyle bozulması üzerine Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, 2005 yılı Eylül ayı sonuna kadar ödemesi gereken meblağdan yaptığı ödemeler ile şerefiye bedelinin mahsup edildiği, 2005 yılı Eylül ayı sonu itibariyle borcun 3.050,00 TL olduğu ve borcun dava açıldıktan sonra ödendiğine ilişkin bir delil sunulmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacı …’in kooperatif üyeliğinden ihraç kararının usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, kooperatif üyelik hakkının devam ettiğinin tespitine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına ve davacının kooperatif tarafından gönderilen 28.09.2005 tarihli ihtarnamede belirtilen 6.590,00 TL den 2.166,22 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.07.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.