YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6046
KARAR NO : 2013/18133
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Değer artış payı ve katılma alacağı
… ile … aralarındaki değer artış payı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … 3. Aile Mahkemesi’nden verilen 07.11.2012 gün ve 3/161 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların 2000 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen 7694 ada 1 parsel üzerindeki 3 nolu bağımsız bölüm ile … plakalı aracın alınmasına kişisel malı niteliğindeki 15 adet bileziğini vermek suretiyle katkıda bulunduğunu açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL katkı payı ve katılma alacağının davalı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiş, harcını yatırmak suretiyle verdiği ıslah dilekçesinde talep miktarını 24.025 TL.na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, taşınmazın miras yoluyla kaldığını, davacının katkısı bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, taşınmaz üzerinden davalının miras payı düşülmek suretiyle satın alınan paylar üzerinden belirlenen 20.625 TL değer artış payı alacağının 10.000 TL’sinin dava tarihinden, 10.625 TL’sinin ıslah tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, aracın yaşı nedeniyle ekonomik ömrünü tamamlamış olduğundan araca yönelik davanın reddine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 02.10.2000 tarihinde evlenmişler, 04.06.2008 tarihinde açılan boşanma davasına ilişkin kabulle sonuçlanan hükmün 15.02.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra bir yıl içinde başka mal rejimi seçilmediğinden, taraflar arasında evlenme tarihinden bu tarihe kadar 743 Sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten sonra ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK’nun 202, 4722 SK.10 m.). Yanlar arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir (TMK’nun 225/2). Dava konusu 7694 ada 1 parsel üzerindeki 3 nolu bölüm, 28.08.2007 tarihinde miras yoluyla 1/12’er oranında paylı mülkiyet şeklinde davalı … ve müşterekleri adına, 29.08.2007 tarihinde ise pay satışı ve tevhidi nedeniyle, 11/12 payın dava konusu … plakalı araç ise 16.02.2005 tarihinde satın alma yoluyla davalı … adına tescil edilmiştir.
Dava; 7694 ada 1 parsel 3 nolu bağımsız bölüm üzerindeki satın alma yoluyla tescil edilen 11/12 pay ile otomobil yönünden edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan TMK’nun 202, 218, 219, 227, 229, 230, 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğine değer artış payı alacağı ve katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu 3 nolu bağımsız bölüm üzerindeki 1/12 payın miras yoluyla davalıya intikal ettiği, kalan 11/12 payın ise yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alındığına, davacının bileziklerini vermek suretiyle bu payların alınmasına katkıda bulunduğu kanıtlandığına ve mahkemece bu hususlar göz önünde tutularak davacının değer artış payı alacağı belirlendiğine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün taşınmaza ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA,
Davacı vekilinin otomobile ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davaya konu … plakalı 1988 model otomobil,16.02.2005 tarihinde edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınarak davalı adına tescil edilmiştir. Mahkemece, aracın ekonomik ömrünü tamamladığı gerekçesiyle bu yönden davanın reddine karar verilmiş ise de bu görüşe katılmak mümkün değildir. Araç edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alındığına göre davacının tasfiyeden kaynaklanan katılma alacağı bulunmaktadır. Her ne kadar araç 1988 model olsa da ekonomik değerini tamamen yitirdiğinden söz edilemez. Aracın karar tarihine en yakın tarihteki değeri olmadığı takdirde hurda değeri belirlenerek bu miktar üzerinden varsa davacının katılma alacağı belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde araç yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, değer artış payı alacağı hesabında tasfiye tarihi; boşanma veya mal rejiminin sona erdiği tarih olmayıp, tasfiye veya katılma alacağına yönelik açılmış bulunan davanın karar tarihidir. Bu sebeple Mahkemece eldeki davanın karar tarihi olan 07.11.2012 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken davalı aleyhine olacak şekilde dava ve ıslah tarihinden geçerli olmak üzere faize yürütülmüş olması yerinde değil ise de; hüküm, faize ilişkin olarak davalı tarafça temyiz edilmemesi ve yazılı olan durumun davacının yararına bulunması nedeniyle bozma nedeni yapılmamış, eleştirmekle yetinilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün araca ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 273,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 980,35 TL’nin temyiz eden davacı ve davalıdan alınmasına, 24,60 TLpeşin harcın istek halinde davacıya iadesine 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.