Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/15229 E. 2013/19008 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15229
KARAR NO : 2013/19008
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile …, … Köyü Tüzel Kişiliği ve müdahil davalı … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair … (Kapatılan) Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 14.06.2012 gün ve 148/43 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, nizasız 139 ada 1, 2 ve 3 nolu parseller ile 134 ada 1 nolu parsel arasında paftasında yol olarak gösterilen kısım ile 134 ada 1 ve 4 nolu parseller arasında yol boşluğu olarak bırakılan kısımların aslında yol boşluğu ve yol olmayıp, davacının mirasbırakanından kaldığını ve mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu vekil edenine isabet ettiğini açıklayarak bu yerlerin davacı adına tescillerini talep etmiştir
Asli müdahil …, dava konusu yerlerin tamamının kendi babasına ait olduğunu belirterek nizalı yerlerin mirasbırakanı … mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. Asli müdahilin mirasbırakanı …’nin tüm mirasçıları davaya muvafakatlarını yazılı olarak dosyaya sunmuşlardır.
Davalı … temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davası ile asli müdahilin davasının kısmen kabulüne, kadastro teknik bilirkişilerinin 06.07.2011 tarihli raporlarına ekli krokide “A”, “B” ve “C” harfi ile gösterilen yerlerin ½’şer pay ile davacı ve asli müdahilin mirasbırakanı …’nin tüm mirasçıları adına veraset belgesindeki hisseleri oranında ayrı ayrı tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davalı … temsilcisi tarafından dilekçede yazılı olan nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; nizasız 139 ada 1, 2, 3 nolu parseller ve 134 ada 1 nolu parsel ile 134 ada 1 ve 4 nolu parsellere ilişkin kadastro tutanakları, tapu ve çap kaydı getirilmiştir. Bu yerlerin senetsizden, asli müdahil … ve mirasbırakanı …’nin diğer bir kısım mirasçıları adına tam mülkiyet üzere tespitlerinin yapıldığı ve itirazsız olarak 16.04.2004 tarihinde kesinleştikleri belirlenmiştir. …’nin veraset belgesi dosya içerisindedir. Buna göre murisi …’nin 25.01.2011 tarihinde öldüğü mirasçısı olarak veraset belgesinde isimleri yazılı olan kişilerin kaldıkları anlaşılmıştır. Mahallinde keşif yapılmış, yerel bilirkişi ve davacı tanıkları dinlenmiştir. Fen ve ziraatçi bilirkişilerinin rapor ve krokileri dosya içerisindedir. Açıklanan olgular tarafların bilgisi ve kabulündedir.
Uyuşmazlık, paftasında yol olarak bırakılan ve önceden de aynı yerde kadim bir yol olduğu açıklanan böyle bir yerin TMK’nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, zilyetlik yoluyla kazanılıp kazanılamayacağında ve Daire’nin yerleşmiş içtihatlarına göre, tespit öncesi sebepler için makul sürenin geçip geçmediği, tespit sonrası nedenler için ise 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolup dolmadığında toplanmaktadır.
Somut olayda, nizasız 139 ada 1, 2, 3 nolu parseller ve 134 ada 1 nolu parsel ile 134 ada 1 ve 4 nolu parsellerin bir kısımı 01.10.2003 tarihinde, bir kısımı ise 07.10.2003 tarihinde tespit görmüştür. Dava konusu yerin aynı tarihlerde paftasında yol olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava, Dairenin yerleşmiş içtihatlarına göre makul süre geçirildikten sonra 30.09.2010 tarihinde açılmıştır. Tespit sonrası sebepler için ise, paftasında yol olarak gösterildiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık süre dolmamıştır.
Hal böyle olunca, nizalı yerin kadim yol olup olmadığı ve zilyetlikle iktisaba uygun yerlerden bulunup bulunmadığı, bu aşamada tartışılmaksızın davanın tespit öncesi nedenler bakımından makul süre geçirildiği için, tespit sonrası sebepler için ise 20 yıllık süre dolmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, somut olaya ve yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmeyecek gerekçelerle yazılı olduğu üzere kabul kararı verilmesi isabetsizdir.
Davalı … temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.