YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9625
KARAR NO : 2013/10653
KARAR TARİHİ : 08.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve müşterekleri, birleşen dosya davacısı … ile … ve müşterekleri ile … Tapu Sicil Müdürlüğü aralarındaki dava hakkında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 19.04.2012 tarih ve 330/235 sayılı hükmün Daire’nin 26.02.2013 gün ve 2012/11834-2013/2293 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Davalı … vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE ve anılan Kanunun 442. maddesi uyarınca (6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi gereğince 1086 sayılı HUMK’nun 427 ila 454. maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 218,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak …’ye irad kaydına ve aşağıda dökümü yazılı 50,45 TL peşin harcın red harcına mahsubuna, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Davacılar … ve 14 arkadaşı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu … ili, … ilçesi, … mahallesi, … mevkiindeki 90 ada 28 parsel sayılı taşınmazın vekil edenlerinin murisi … …’ye ait olduğunu,
… …’nin tapu senedinde isminin … oğlu … … olmasına karşın, Nüfus Müdürlüğü’nde … oğlu … … olarak kayıtlı bulunduğunu, davalıların dedesinin nüfusta … oğlu … … olarak kayıtlı olduğunu, soyadlarının ise … olarak yazılı bulunduğunu, ne var ki, davalıların dedesinin nüfustaki kaydı ile müvekkillerinin miras bırakanının tapu kaydındaki kaydın örtüşmesi nedeniyle isim benzerliğinden yararlanarak davalı tarafın tapuda kendi adlarına intikali yaptırdıktan sonra diğer davalı … oğlu … …’na tapuda satış göstererek temlik ettiklerini, son malikin iyi niyetli olmadığını, Tapu Müdürü’nün satış işlemi sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden, yolsuz olarak tescil edilen davalı kişi adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline, bu mümkün olmadığı taktirde Hazinenin sorumluluğu nedeniyle şimdilik 6000 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Oktay … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tapu siciline güvenerek iyi niyetli olarak iktisapta bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, diğer davalının iktisabının resmi belgelere dayalı olduğunu, Tapu Sicil Müdürlüğü’nce yapılan temliki işlemin yasaya uygun olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 18.3.2010 tarihli ilk kararda, Tapu Sicil Müdürlüğü ve son malik aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, bilirkişi raporuyla belirlenen 55.760 TL’ nin 6000 liralık bölümünün dava tarihinden arta kalan bölümünün ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. Karar süresi içerisinde … vekili tarafından ve davacılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Hüküm, Dairenin 14.12.2010 tarih, 2010/5046-6096 Esas ve Karar sayılı kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur. Karar düzeltme isteği 19.4.2011 tarih, 2011/1569-2302 esas ve karar sayılı kararla reddedilmiştir.
Mahkemece, 4.10.2011 tarih ve 1 nolu oturumda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir. 15.12.2011 tarihli oturumda; davacı ve davalı tanıkları dinlenmiştir.
Mahkemece, 19.4.2012 tarih 2011/330 esas, 2012/235 karar sayılı kararıyla 2006/47-18 Esas ve Karar sayılı dosyası yönünden açılan davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, Tapu Sicil Müdürlüğü ve … … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, 55760 TL alacağın 6000 lirasının dava tarihinden, arta kalanının ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle diğer davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Son karar temyiz edilmekle Dairenin 26.2.2012 tarih, 2012/11834 esas, 2013/2293 karar sayılı kararıyla bozulmuştur. Bu kez … … vekili karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dosyada mevcut kadastro tutanağı kapsamına göre, 90 ada 28 parsel sayılı taşınmaz tam mülkiyet üzere … oğlu … … adına 11.9.1952 tarihinde tutanak kesinleşmekle tescil edilmiştir. Edinme sayfasında gerekli açıklamalar bulunmaktadır. Dosyada mevcut veraset belgeleri ve nüfus aile kayıt tablosuna göre, tapu kayıt maliki … ve …’den olma 1303 doğumlu … …
07.02.1334 tarihinde ölmüştür. Ölümüyle davacıları mirasçı bırakmıştır. Resmi senet onaylı fotokopisi dosyadadır. … kızı … … ve diğer arkadaşları vekili, dava konusu taşınmazı 6.8.2004 tarihinde … oğlu … …na satış yapmıştır. … kaydı halen son malik üzerinedir. İlk bozmadan önce mahallinde keşif yapılmış, 1939 ve 1937 doğumlu mahalli bilirkişiler dinlenmişlerdir. Bu kişiler dava konusu taşınmazın bulunduğu … mahallesindeki binaların tamamen yıkıldığını, nizalı yerin şu anda boş arsa durumunda olduğunu, davacıların dedesinin ölümüyle oğlunu ve davacıları tanıdıklarını, bu yerdeki evi sürekli olarak davacılar ve murislerinin kullandığını, … soyadlı ailenin bu mahallede hiç oturmadığını, son maliki de tanımadıklarını söylemişlerdir. Davacı tanıkları 1932 doğumlu … … ve 1950 doğumlu … aynı mealde tanıklık yapmışlardır. Davacı … … … ise son malikin satın almasıyla ilgili daha kapsamlı açıklamalarda bulunmuştur. Davalı … aynı zamanda son malikin kayınpederi 1942 doğumlu … ile diğer tanık … … keşif zaptında yazılı olduğu üzere açıklamalarda bulunmuşlardır. Keşifte görevli inşaat mühendisi ise dava konusu arsanın tapudaki son satış tarihindeki değerinin 52480 TL, dava tarihindeki değerinin 55760 TL olduğunu açıklamıştır. Sair bilgi ve belgeler dosya kapsamında yer almaktadır.
Bilindiği üzere ve kural olarak; Tapu Müdürlüğündeki resmi satışlar ve intikaller sırasında alıcı ve satıcıların nüfus cüzdanlarının dikkate alındığı ve intikal sırasında ise nüfus cüzdanlarının yanında veraset belgesinin de aslının istendiği tartışmasızdır. Davacıların kök miras bırakanının tapudaki kimliğine göre soyadı yazılı değildir. Çünkü bu kişinin ölüm tarihine göre Soyadı Kanunu yürürlüğe girmemiştir. Tespit tarihine göre ise, nüfustaki soyadına göre tapuda intikal yaptırılmamıştır. Buna karşılık, davalıların miras bırakanının nüfustaki kimlik bilgileri ile davacıların kök murisinin tapudaki kimlik bilgileri örtüşmekte ise de, nüfustaki soyadı esasına göre olan kimlik bilgileri dikkate alındığında tapuda resmi sözleşmeyi düzenleyen ve imzalayan kamu görevlilerinin görevlerini layıkı ile yerine getirmedikleri ve Devletin bu işlemden son malikin iyi niyetli olması halinde sorumlu olacağı kuşkusuzdur.
Ancak, gerek ilk keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile taraf tanıklarının anlatımları, gerekse bozmadan sonra dinlenen tanık anlatımları dikkate alındığında son kayıt malikinin iyi niyetli olmadığı kuşkusuzdur. Yine son kayıt malikine satışta bulunan diğer davalıların sorumluluğu da devam etmektedir.
Hal böyle olunca, davalı kişinin karar düzeltme isteğinin açıklanan bu gerekçelerle reddi gerekirken, formül red şeklinde tecelli eden çoğunluk görüşüne bu nedenlerle katılıyorum. Sonucu itibariyle doğru olan son bozma kararı isabetlidir. Karar düzeltme isteği yerinde değildir. 08.07.2013