Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2018/2358 E. 2018/5970 K. 07.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2358
KARAR NO : 2018/5970
KARAR TARİHİ : 07.03.2018

MAHKEMESİ : . İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Bağcıvan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği 1475 sayılı Kanun’un 14/11. maddesinde öngörülmüştür. O halde faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde 1475 sayılı Kanun’un 14/3. maddesine göre işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarih olmalıdır.
Emekliliğe hak kazanma belgesi işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için de faiz başlangıcı olmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin başladığı tarihtir.
Somut olayda, iş sözleşmesi davacı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumunun 25.11.2013 tarihli yazısı gereğince emeklilik sebebiyle feshedilmiş olmakla beraber, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan emeklilik belgesinin işverene verildiği ispatlanamamıştır. Şu halde, hüküm altına alınan kıdem tazminatı alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması, gerekçeli karar başlığında Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı yerine, izafeten T. C. Başbakanlığının davalı olarak gösterilmesi hatalıdır. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 ve 8. maddesi uyarınca düzelterek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının kıdem tazminatına ilişkin birinci bendinin çıkartılmasına, yerine:” Brüt 9.052,91 TL kıdem tazminatının 04.02.2014 dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ” cümlesinin ,
2-Gerekçeli karar başlığındaki “Milli İstihbarat Teşkilatına izafeten T. C. Başbakanlığı” cümlesinin çıkartılmasına, yerine;” Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı” ifadesinin eklenmesine hükmün bu şekli ile DÜZELTEREK ONANMASINA, 07/03/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.