YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6670
KARAR NO : 2013/6635
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
… (Akbal) ile … aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … 1. Aile Mahkemesi’nden verilen 10.04.2012 gün ve 1444/526 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde; evlilik birliği içerisinde edinilen ve davalı adına kaydedilen 175 ada 5 parsel üzerindeki kargir ev ile … plakalı ticari aracın tarafların ortak gelirleriyle evlilik birliği içinde satın alınarak davalı eş adına tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmaz ve evin yarısının vekil edeni adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde değerlerinin ayrı ayrı tespiti ile taşınmaz ve ticari aracın yarısına ait değerlerinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini isteyerek 10.000 TL dava değeri göstermiş, yargılama devam ederken ev ve araç için keşfen belirlenen 214.772 TL üzerinden peşin harç ikmal edildikten sonra, 20.01.2012 tarihli harcını da yatırdığı dilekçesi ile evle ilgili harcın ikmal edildiğini ve araçla ilgili talebini arttırarak, 5.000 TL araç ve 750.000 TL Plaka için katkı payı alacağı olarak davasını ıslah etmiştir.
Davalı vekili, taşınmazın ve aracın edinilmesinde davacının herhangi bir katkısının bulunmadığını, davalının kişisel malı olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, toplam 462.500 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir. Hükmün kabule ilişkin bölümü; süresinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 24.05.1988 tarihinde evlenmişler, 12.03.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 11.07.2011 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK’nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 12.03.2007 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK’nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava konusu 175 ada 5 parsel sayılı “Kargir Ev” niteliğindeki taşınmaz, 3. şahıstan satın alma yoluyla 15.04.1994 tarihinde davalı adına tescil edilmiş, …sayılı ticari plaka 25.12.1990 tarihinde davalı adına ve yine bu ticari plakanın bulunduğu … 2006 model ticari araç da 24.08.2005 tarihinde satın alma yoluyla davalı adına trafikte kayıt ve tescil edilmiş bulunmaktadır.
Dava dilekçesinin içeriği davacının talebi ve dava konusu taşımazın ve ticari taksi plakasının edinme şekli ve tarihine göre davacının talebi, 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallara yapılan katkı payı alacağı isteğine, ticari plakanın üzerinde yer aldığı … 2006 model ticari araç için ise katılma payı alacağına ilişkindir.
Dosyadaki belge ve bilgilere ve özellikle davacı ile davalının aksi iddia edilmeyen beyanlarına göre, ticari plaka ve araç ile taşınmazın edinme tarihinde gerek davacı gerekse de davalının yurt dışında gelir getiren bir işte çalıştığı, ancak davacı ve davalının çalışmasının süresi ve niteliği tam olarak belirlenmemekle birlikte elde ettiği gelirin dava konusu malların edinilmesinde kullanıldığı saptanmıştır. Bu saptama gereğince dava konusu malların edinilmesinde davacının katkısının bulunduğunun kabulü gereklidir.
Bu halde öncelikle tarafların her birinin yurt dışındaki çalışmalarına ilişkin kayıt ve belgelerin eksiksiz olarak getirtilmesi, taşınmazın ve ticari plakanın edinildiği tarihteki, toplam gelirlerinden tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının belirlenebilmesi için, konunun uzmanı bilirkişi kurulundan rapor alınması suretiyle davacı ile davalının çalışmaları karşılığında elde ettikleri gelirle sağlayabilecekleri katkı miktarının ayrı ayrı saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacı eşin katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın dava konusu mal varlığının dava tarihindeki değeri ile, çarpılarak varsa katkı payı alacağının tespit edilmesi, somut olayda hakkaniyet ilkeleri ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin göz önünde tutulması, dava konusu … 2006 model ticari aracın edinilmiş mal olduğu belirlendiğinden, Mahkemece, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere davalı kocanın edinilmiş mallarının (TMK.m.219) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar ve varsa kişisel malları çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak davacının katılma alacağının belirlenmesi, ondan sonra iddia ve savunma doğrultusunda toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabul şekline göre de; 6100 sayılı HMK’nun 26. (1086 sayılı HUMK.nun 74.) maddesine göre hakim taleple bağlıdır ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Dava dilekçesindeki talep, 10.000 TL’den harçlandırılmak suretiyle bu miktar üzerinden yasal faiz isteğinde bulunulmuş ise de, yargılama aşamasındaki 20.01.2012 tarihli ıslah dilekçesinde yasal faiz isteğinde bulunulmadığına göre, Mahkemece talebin aşılması suretiyle 462.500 TL toplam alacak değeri üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca Yerel Mahkeme hükmünün kabule ilişkin bölümünün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 6.900,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.