YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7457
KARAR NO : 2013/6825
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve müşterekleri ile …ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 13.12.2011 gün ve 311/593 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar dava ve ıslah dilekçelerinde, dava konusu 197 parsel sayılı taşınmazın davalılar ile ortak miras bırakanları olan babalarından miras yoluyla intikal ettiğini, yapılan taksim sonucu davacı …’a isabet ettiğini açıklayarak, nizalı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı … ve …, sırasıyla 26.10.2010 ve 24.03.2011 tarihli yargılama oturumlarında davayı kabul ettiklerini açıklamışlardır. Davalılardan …, yargılama sırasında 17.08.2010 tarihinde vefat etmiş, mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir. Diğer davalılara dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, az yukarıda belirtilen dışında yargılama oturumlarına katılan veya davaya cevap veren davalı ve dahili davalılar davanın reddini savunmuş, diğerler davalılar davaya cevap vermemiş ve yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, tarafların kök miras bırakanı …’ın mirasçılık belgesi ve 04.11.1997 tarihli protokol başlıklı belge kapsamında, dava konusu 197 parsel sayılı taşınmazın davacı …’a bırakılması hususunda tüm mirasçıların imzasını içerir adi yazılı şekilde miras taksim sözleşmesi yapıldığı, Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesi uyarınca yapılan sözleşmenin hukuken geçerli olduğu, keşifte dinlenen tanık ve yerel bilirkişi beyanlarına göre, taşınmazın davacı …’a teslim edildiği ve onun tarafından kullanıldığı, taksim sözleşmesinin gereğinin de fiilen gerçekleştiği, bu şekilde davanın ispat edildiği gerekçesiyle davacı … yönünden davanın kabulüne, diğer davacılar yönünden her ne kadar kendilerine … Sulh Hukuk Mahkemesi’nce dava açılması için yetki verilmiş ise de, verilen yetki kapsamında iş bu davada kendileri adına iptal ve tescil
istekleri olmadığından sadece kardeşleri davacı … lehine istekleri olduğu gözönüne alınarak, davacılar … ve … tarafından açılan davanın hukuki yarar ve aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilerek, davaya konu … İli … İlçesi Yusufizzettin Köyü 197 parselden ifrazen oluşan 802, 804, 805 parsel sayılı taşınmazların miras taksim sözleşmesi ile davacı …’a bırakıldığının tespitine ve anılan taşınmazlardaki davalıların paylarının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verimiştir. Hüküm, davalılar …, …, …, …, …, …, …, dahili davalılar …, …, …, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı … 24.03.2011 tarihli yargılama oturumunda, davayı kabul ettiğini açıklamış ve beyanını yöntemine uygun biçimde imzası ile onaylamıştır. HUMK’nun 95. (6100 sayılı HMK.nun 308. m.) maddesine göre feragat ve kabul, kesin hükmün hukuki neticelerini hasıl eder ve yapıldığı andan itibaren hüküm ifade eder. Bu kapsamda, anılan davalı davayı kabul iradesini açıkladığına ve bu beyanı hukuken geçerli bulunduğuna göre, dava konusu taşınmazlarda anılan davalının maliki bulunduğu paylar bakımından iptal ve tescil kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün anılan davalıya yönelik bölümünün ONANMASINA,
Diğer davalıların temyiz itirazlarına gelince, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmazların geldisi olan 197 parsel 21.04.1965 tarihinde hükmen tarafların ortak miras bırakanı … oğlu … adına tapuya tescil edilmiştir. Sonrasında, tapu 14.04.2009 tarihinde paylı mülkiyet hükümlerine göre intikal görmüştür. Dava konusu 197 parsel sayılı taşınmaz, ifrazen önce 802, 803, 804 ve 805 sayılı parsellere, sonrasında ise 171 ada 16, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlara dönüşmüştür. Tarafların kök mirasbırakanı …, 11.03.1973 tarihinde vefat etmiştir. Anılan şahsın mirasçılık belgesi dosyaya sunulmuştur. …’ın vefat tarihi (mirasının açılması) ve davacının dayandığı 05.04.1987 tarihli “miras bölüşme ve rızai taksim tutanağı” başlıklı ve 04.11.1997 tarihli “protokol” başlıklı adi yazılı belgelerin tanzim tarihi itibariyle 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi yürürlükte bulunmaktadır. 743 sayılı TKM’nin 611. (4721 sayılı TMK’nun 676) maddesi hükmüne göre; tapulu taşınmazlara ilişkin taksim sözleşmesinin geçerliliği tüm mirasçıların katılımı ile yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu kapsamda eldeki davaya gelince, 05.04.1987 tarihli “miras bölüşme ve rızai taksim tutanağı” başlıklı sözleşmeye miras bırakan …’ın tüm mirasçıları katılmadığına göre, az yukarıda anılan Kanun maddesi hükümleri uyarınca, 05.04.1987 tarihli taksim sözleşmesi geçersizdir. Yine, 04.11.1997 tarihli “protokol” başlıklı belgenin 1. maddesinde yer alan “…197 parseldeki tarla aramızda yapılan bir anlaşma ile en küçük kardeşimiz …’a teslim edilmiştir” ibaresinin hemen ardından 2. maddesinde “…197 parseldeki bu tarla ileride tapulamada parsellenmesi gerektiği taktirde diğer kardeşlerinin tapudaki hakları bakidir..” ifadesine yer verilmesi karşısında, anılan bu belge ile sadece 197 parsel sayılı taşınmazın kullanım hakkının (zilyetliğinin) davacı …’a devredildiği,taşınmazda diğer mirasçlarının miras paylarının (ayni haklarının) devam ettiği, eş anlatımla 743 sayılı TKM kapsamında taksim sözleşmesi niteliğinde bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu durumda, davacının dayandığı 05.04.1987 tarihli adi yazılı miras taksim sözleşmenin 743 sayılı TKM uyarınca geçersiz olması, 04.11.1997 tarihli adi yazılı sözleşmenin ise miras taksim sözleşmesi hükmünde bulunmaması karşısında, davacının davasını yöntemine uygun biçimde ispat edemediği göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, maddi olgu ve delillerin takdirinde hataya düşülerek, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Gerekçeli karar başlığında … mirasçısı Korhan Demirtaş’ın adının “…” olarak yazılması maddi hata niteliğinde bulunduğu ve her zaman mahallinde düzeltilmesinin mümkün olması karşısında, bozma nedeni yapılmamıştır.
Davalılar …, …, …, … …, …, …, …, dahili davalılar ., …, …, … vekili temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle, hükmün anılan davalılara yönelik bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 392,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden bir kısım davalılara iadesine 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.