YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11293
KARAR NO : 2013/18994
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 18. İcra Müdürlüğü’nün 2011/313 sayılı takip dosyasında yapılan 28.03.2012 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi Şirkete ait olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, işyerinin 28.02.2012 tarihli Noter Devir Sözleşmesi ile dava ve takip dışı bir şirketten devralındığını, 20.03.2012’den beri de vergi mükellefiyet kaydının bulunduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ile borçlu Şirket ortağının karı koca olduğunu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü, istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli delillerin de sunulamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: davacı üçüncü kişinin dayandığı vergi levhasının tek başına istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli kabul edilemeyeceği, diğer yandan borçlu Şirket ortağı …’nun davacının eşi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz üçüncü kişinin faaliyet adresinde yapılmıştır. Burada borçlu Şirketin faaliyet gösterdiğine dair bir delil ele geçmediği gibi ödeme emri de tebliğ edilmemiştir.
Borçlu Şirkette 2003–2007 yıllarında düşük bir hisse ile ortak olduğu anlaşılan …’nun davacı üçüncü kişinin eşi olması borçlu Şirketin haciz adresinde faaliyette bulunduğunu göstermez.
Mahkemece borçlu Şirketin haciz adresi ile ilgisi yeterince araştırılmadan karar verilmiştir. Gerçekten de Vergi Dairesi aracılığı ile haciz adresinde haciz tarihinden itibaren geriye doğru faaliyet gösteren kişi ve firmaların belirlenmesi, gerekirse bu konuda kolluk aracılığı ile mahallinde de inceleme yaptırılması, diğer yandan davacının dayandığı 28.02.2012 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinde adı geçen şirketin haciz adresinde gerçekten faaliyet gösterip göstermediğinin de ticaret sicil ve vergi kayıtları üzerinden araştırılması gerekir.
Toplanacak delillere göre borçlu Şirketin haciz adresi ile ilgisinin bulunmadığı kesin olarak belirlenirse bu kez İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu kabul edilerek, karinenin aksini ispat yükü altında olan alacaklının sunduğu deliller de buna göre değerlendirilmelidir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetli değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.