Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2015/9461 E. 2018/3955 K. 04.07.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9461
KARAR NO : 2018/3955
KARAR TARİHİ : 04.07.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre bitişik nizamlı 2 blok yapılacak daireler net 50 m² olacağı kararlaştırılmasına rağmen dairelerin sözleşmede belirtilen ebatlardan çok küçük yapıldığını ileri sürerek, müvekkilleri dairelerin eksik yapılmasından dolayı doğan zararların tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, belediyenin izin verdiği ölçüde yapıldığını, sözleşmede küçük olabileceğinin yazıldığını, dava konusu edilen bazı dairelerin satıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davalı-yüklenici davacı-arsa sahiplerine düşecek bağımsız bölümlerin yapı ruhsatı ve imar durum belgesi uyarınca sözleşmede kararlaştırılan 50 m²’den çok daha küçük olacağını arsa sahiplerine bildirdiğini iddia ve ispat etmemesi karşısında belirtilen yasal hüküm karşısında da davalı-yüklenicinin davacıların taşınmazlarındaki eksik yüzölçümden sorumlu olduğu olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre eksik imalatın oluşturduğu zararın tazminine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesinin ‘b’ bendinde dairelerin net 50 m² olacağı, çekme paylarından dolayı zemin katlarda daha düşük olabileceği kabul edilmiştir.
Mahkemece zemin kat üstü dairelerin 50 m² olacağı şekilde sözleşmeye bağlı kalınarak yapılan hesaba göre davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmüşse de, sözleşmenin yüklenici lehine olan ‘zemin katlarda daha düşük olabileceği’ hükmüne değer verilmeden bu katlardaki dairelerin dahi 50 m² olacak şekilde hesaplanması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilerek, çekme mesafesinden dolayı makul olan küçüklüğün, yani daire m²’si olarak yukarı katlardaki dairelerin 50 m² olması kararlaştırılmışken, zemin kattaki dairelerde öngörülen makul olan küçülmenin ne olabileceği belirlenerek, bu bedelin hüküm altına alınması gerekirken sözleşmenin bu bendi değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.07.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.