YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12229
KARAR NO : 2013/11647
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile … ve … Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 10.04.2012 gün ve 577/220 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmaz bölümünün vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … Belediye Başkanlığı temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 12.01.2011 tarihli rapor ve krokisinde A harfiyle gösterilen 1357,76 m2 taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Müdürlüğü’nün karşılık yazısına göre uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümü 1975 yılında yapılan tapulama çalışmalarında “dere yatağı” olarak tespit dışı bırakılmıştır. Bir yerin zilyetlikle edinilebilmesi için TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17.maddesinde belirtilen diğer koşulların yanı sıra taşınmazın nitelik itibariyle de kazanıma elverişli yerlerden olması gerekir. Mahallinde 06.12.2010 tarihinde yapılan keşfe bağlı düzenlenen … Mühendisi Bilirkişi … Yıldırım’ın 25.01.2011 tarihli rapor ve 12.09.2011 tarihli ek raporunda; dava konusu alanın dere yatağından alınmış malzemelerle doldurularak zamana bağlı olarak yükseltildiği, mevsimsel yağışlar çok yoğun olduğunda sel ve taşkına maruz kalabilme ihtimali olduğu bildirilmiştir. Yine mahallinde 19.03.2012 tarihinde yapılan keşfi takiben sunulan jeoloji mühendisi bilirkişile… ve …’nin 27.03.2012 tarihli raporlarında; uyuşmazlık konusu taşınmazın dere yatağı ile aynı malzemeye sahip olduğu, halen dere yatağı kuru ise de, yoğun ve ani yağışlarda taşkın ve sel riski taşıdığı ifade edilmiştir. Dava konusu taşınmazın … bilirkişi raporlarıyla saptanan niteliği karşısında zilyetlikle kazanıma uygun olmadığı sabit bulunmaktadır.
Bundan ayrı; davacı taraf niza konusu taşınmaz bölümünün komşu tapulu taşınmazla birlikte satın alınarak, zilyet olunduğunu bildirmiştir. Davacı, davaya konu taşınmaz bölümünün güneyinde yer alan 73 parselde satın alma suretiyle 23.06.2005 tarihinde paydaş bulunmaktadır. Davacı söz konusu parselin tapuda satın alma suretiyle maliki olduğuna ve alım tarihinden dava tarihine kadar da zilyetlikle edinim süresi dolmadığına göre, hakkı çapla sınırlı bulunmaktadır. Davanın bu nedenle de reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, yine 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.