YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12480
KARAR NO : 2013/18974
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 11.04.2012 gün ve 52/91 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde; babasından intikal eden ve mirasçılar arasında yapılan taksimde kendisine düşen, 30 yıldan beri zilyetliği altında bulunan taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda 101 ada 8 parsel sayısı ile davalı … adına tespit ve tapuya tescil edildiğini açıklayarak, davalı üzerindeki kaydın iptaliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muristen intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nun 713/1, 996 ve ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 101 ada 8 parsel 12.01.2008 tarihinde 16.08.2007 tarih 1 sıra sayılı tapun kaydının revizyonu sonucunda davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinde kimin zilyetliğinde bulunduğu ve zilyetliğin kim tarafından sürdürüldüğü hususunda çelişkili beyanda bulunmuş, taşınmazın davalı adına tespitine esas teşkil eden hüküm dosyası celp edilmeden, davalı tarafından davacı hakkında başlatılan ilamsız icra takibine vaki itiraz üzerine, davalının açmış olduğu itirazın iptali davasına ilişkin dosya dikkate alınarak red kararı verilmiştir.
Davalı tarafından davacı aleyhine açılan ve yerel mahkemece, kesin hüküm teşkil ettiği kabul edilen … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/15 Esas, 112 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, eldeki dosyanın davalısı … tarafından, dava konusu taşınmazın davacı … tarafından 3 yıl süre ile Botaş’a kiralanması nedeniyle … aleyhine ilamsız icra takibinde bulunulduğu, …’nın icra takibine itirazı üzerine, … tarafından itirazın iptali talebiyle dava açıldığı, mahkemenin yapmış olduğu inceleme sonucunda taşınmaz tapuda … adına kayıtlı olduğundan davanın kabulü ile takibin devamına karar verildiği saptanmıştır. Somut olayda davacı, davalı adına hükmen tescil kararından önce lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği ve taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasında olup, açıkça görüldüğü üzere eldeki dava ile kesin hüküm oluşturduğu kabul edilen davanın hukuki sebebi aynı olmadığından kesin hüküm şartlarının varlığından söz edilemez.
Bu halde mahkemece, öncelikle kadastro tespitinde dava konusu taşınmaza revizyon gören tapu kaydına esas teşkil eden hüküm dosyası celp edilmeli, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklar HMK’nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılmalı aynı Kanun’un 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklar mümkün olduğunca keşif yerinde dinlenmeli, taşınmazdaki zilyetliğin ne şekilde başladığı, kadastro tespit tarihine kadar kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü sorulup, tescile ilişkin hüküm dosyası da gözönünde bulundurularak açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde, HMK’nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi uyarınca 112 ada 51 parsel yönünden BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.