Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/3945 E. 2013/18973 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3945
KARAR NO : 2013/18973
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mirasçılık belgesinin iptali

… ve müşterekleri ile … ve müşterekleri aralarındaki mirasçılık belgesinin iptali davasının kabulüne dair … 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 16.10.2012 gün ve 155/1183 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, Kök muris …’in 1910 yılında ölümü ile geriye eşi ve çocuklarının kaldığını, murisin çocuklarından 1881 doğumlu …’nın 1915 yılında ölümü ile de geriye çocukları …, …, … ve … ile birlikte o tarihte geçerli olan şeri hukuka göre eşi sayılan …’nin kaldığını ancak, … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 25.09.1997 tarih ve 1996/ 1766 Esas, 1997/ 1793 karar sayılı …’e ait veraset belgesinde Hasibe mirasçı olarak yer almadığından Hasibe’nin mirasçılarından olan davacıların mirasçı sıfatıyla yer almadığını açıklayarak, veraset belgesinin iptaliyle yeni bir veraset belgesi verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili; Kök murisin çocuklarından 1881 doğumlu …’nın bekar olarak öldüğünü, nüfus kayıtlarında Hasibe diye birinin eş olarak gözükmediğini bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, açılan davanın kabulüyle … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 25.09.1997 tarih ve 1996/ 1766 Esas, 1997/ 1793 karar sayılı …’e ait veraset belgesinin iptaline karar verilmesi üzerine; Hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 24.07.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, dosya içinde bulunan kök muris …’e ait nüfus kayıtları ile davacılar yakın murisi…’e ait nüfus kayıtlarından …’ün ölümüyle mirasçılık sıfatını kazanan 1881 doğumlu oğlu …’nın bekar olup … isimli bir eşi bulunmadığı gibi , davacılar yakın murisi… ile … isimli şahıs arasında ne tür bir bağlantı olduğu da saptanmamıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30.maddesi hükmüne göre doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu düzenlenmiştir. Bu halde mevcut nüfus kayıtları ile eldeki davanın ispatı mümkün değilse de, davacılar her türlü delile dayandığından nüfus kayıtları dışındaki delillerini bildirmeleri için süre ve imkan verilerek toplanacak delillere göre 1881 doğumlu …’nın … isimli bir eşinin bulunduğu ve bu kişinin …’nın ölümünden sonra davacıların yakın murisi… ile evlendiğinin saptanması halinde şimdiki gibi davanın kabulüne, aksi halde davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.