YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4485
KARAR NO : 2013/8421
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR
Borçlu vekilinin, maddi ve manevi tazminata ilişkin dayanak ilamın kesinleşmeden takibe konulduğu ve faizin de kararın kesinleşmesinden itibaren işletilmesi gerekirken karar tarihinden işletildiğinden bahisle fazla istenen faizin iptali için İcra Mahkemesi’ne başvurduğu, Mahkemece, istemin kabul edilerek, faiz başlangıcının ilamın tazminatlar yönünden kesinleştiği 02.07.2012 olduğunun kabulü ile istenebilecek faiz 912,32 TL olduğundan, fazla kısmın iptaline karar verildiği hükmün alacaklı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak, ilamda faize hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir (HGK’nun 05.04.2000 tarih, 2000/12-739 E., 2000/746 K.). 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla yürürlükte bulunan HUMK’nun 443/4. maddesine (6100 s. HMK. m. 367/2) göre aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe infaz edilemez. Bu nevi davalar sonunda hüküm altına alınan yargılama giderleri ve tazminat gibi ilamın eklentilerine ilişkin bölümler de boşanma kararı kesinleşmeden infaz edilemez. Bu durumda, boşanma kararı ile birlikte hükmedilmiş tazminatın takibe konulması halinde, infaz edilebilir hale geldiği boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz istenebilir. (İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 24.11.1995 tarih, 1994/2 E., 1995/2 K. sayılı kararı).Boşanma ilamı ile hükmedilen maddi ve manevi tazminat alacaklarının infazı ve faiz istenebilmesi için ayrıca ilamın tazminatlar yönünden kesinleşmesine gerek yoktur.
Somut olayda takip dayanağı ilam, boşanma yönünden temyiz edilmeksizin 02.02.2011 tarihinde, tazminatlar yönünden temyiz edildiği için 02.07.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Takip tarihi itibarıyla boşanma ilamının kesinleştiği anlaşıldığından tazminatlar istenebilir halde olup, faizin de bu tarihten itibaren hesaplanması gerekir. Bu durumda Mahkemece şikayetin, alacaklı vekilinin temyiz dilekçesindeki talebi de dikkate
alınarak, bilirkişinin raporunda 02.02.2011 tarihin esas alınarak hesaplama yapılan bölümüne göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.