YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3561
KARAR NO : 2013/6877
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … ve müdahil Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 30.06.2011 gün ve 27/254 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde vekil edeninin uzun yıllar Almanya’da çalışması sonucu elde ettiği kazancı ile 1984 yılı Mayıs ayında 1367 ve 1373 parselleri kayıt maliki …’den haricen satın aldığını, ancak daha sonra kayıt malikinin ortadan kaybolması nedeniyle tapuda devir için vekaletname alamadığını, kesintisiz yaklaşık 24 yıldır taşınmazların vekil edeni tarafından ekilip biçildiğini açıklayarak taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tescilini istemiştir.
Davaya müdahil olan Hazine vekili dilekçesinde, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 21.07.2009 tarih, 2009/6 Esas ve 2009/260 Karar sayılı veraset belgesi uyarınca davaya konu taşınmazların tapuda Hazine adına tesil edildiğini, taşınmazların önceki maliki …’nin 30.04.1969 tarihinde vefat ettiğini, mirasçısının bulunmaması nedeniyle … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce murisin terekesine el konulduğunu ve anılan Mahkemenin 10.10.1970 tarih ve 1969/52 sayılı kararı ile taşınmazlarının son mirasçısı olan Hazine’ye devrine karar verildiğini, ancak nizalı parsellerin bu tarihte tapuda kayıtlı bulunmaması nedeniyle sözkonusu kararda yer almadığını, davacının 1969 yılında ölen …’den 1984 yılında nizalı taşınmazları satın almasının mümkün bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; … Tapulama Mahkemesi’nin 28.06.1968 tarih, 1967/2 Esas ve 1968/173 Karar sayılı ilamı temyiz edilmeksizin 05.10.1968 tarihinde kesinleşmiş; davaya konu 405 parselin 27.600 m2’lik bölümü 1373 parsel numarasıyla; 414 parselin 8.800 m²’lik bölümü 1367 parsel numarasıyla sözkonusu karar uyarınca 25.02.1974 tarihinde … adına tapuya tescil edilmiştir. … Sulh
Hukuk Mahkemesi’nin hasımsız olarak açılan 21.07.2009 tarih, 2009/6 Esas ve 2009/260 Karar sayılı veraset belgesinde, … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1969/52 tereke sayılı dosyasına göre …’nin 30.04.1969 tarihinde öldüğü açıklanmış, başka yasal mirasçısı bulunmadığından mirasının Hazine’ye aidiyetine karar verilmiştir. Anılan veraset belgesi uyarınca, 1367 ve 1373 parseller 26.10.2010 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
Noksanın ikmali yoluyla … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/6 Esas sayılı veraset dosyası getirtilerek incelenmiştir. Kararda, … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1969/52 Esas sayılı dosyasının onaylı örneğinin dosya arasına alındığı açıklanmış ise de; dosyadaki evrakların tamamının bulunmadığı, Hazine vekilinin dava dilekçesine eklediği, … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 10.10.1970 tarihli ara kararı ve bu ara karar uyarınca mal müdürlüğü ve tapu sicil müdürlüğüne yazılan yazı örneklerinin bulunduğu görülmüştür. Anılan veraset dosyasında …’nin nüfus kaydı bulunmamaktadır. Öte yandan Daire’nin 05.11.2012 tarih, 2012/3865 Esas ve 2012/9914 Karar sayılı geri çevirme yazısı ile … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1969/52 Esas sayılı tereke dosyası istenilmiş ise de; dosyanın SEKA’ya gönderilmesi nedeniyle mevcut olmadığı açıklanarak Mahkemenin 06.09.1971 tarih 1969/52 Esas ve 1971/105 Karar sayılı kararın onaylı örneği gönderilmiştir. Söz konusu karara göre, … Mah. Yenimahalle sokağında hane 62/76, cilt 14, sahife 15’de nüfusa kayıtlı …’nin 30.04.1969 tarihinde kimsesiz öldüğü vekili tarafından mahkemeye ihbar edilmiş olup, ilana rağmen mirasçısının çıkmadığı açıklanmıştır. Öte yandan, noksanın ikmali yoluyla getirtilen davaya konu parsellerin tesciline esas … Tapulama Mahkemesinin 1967/2 Esas sayılı dosyasındaki … 9. Noterliğinin 01.11.1966 tarih ve 14357 yevmiye nolu vekaletnamesine göre …’nin baba adı … ana adı … olup 1905 doğumludur (rumi 1321). Dosya arasındaki Nüfus Müdürlüğü yazılarına göre … isminde nüfus kaydına rastlanılmamıştır. … ve … kızı 1905 doğumlu … adına nüfus kaydı mevcut olup, bu kişinin ölüm araştırması halen devam etmektedir.
Davacı vekili, tapulu taşınmazların haricen satışı ve zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunmakla birlikte, dava dilekçesinin hukuki nedenler bölümünde TMK’nun 713/2. maddesine dayandığını bildirmiş; 30.03.2010 tarihli dilekçesinde, “müvekkilinin dava konusu gayrimenkulün olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresi olan 20 yıl süresince kesintisiz zilyeti bulunduğu sunmuş olunan delillerden anlaşılmaktadır. 1984-2004 tarihleri zamanaşımının dolduğu süre aralığıdır” açıklamasında bulunmuştur.
Dava dilekçesinde, 1363 ve 1367 parsellerde kayıt maliki bulunan … davalı gösterilmiştir. Tapu iptali ve tescil davalarında dava, kayıt malikine kayıt maliki ölü ise mirasçılarına yöneltilerek açılır. Az yukarıda açıklandığı üzere Nüfus Müdürlüğü’nce … adına nüfus kaydının bulunmadığı, taşınmazların tesciline esas Tapulama Mahkemesi dosyasındaki vekaletnamedeki nüfus bilgilerine göre … adına nüfus kaydının bulunduğu bildirilmiştir. Bu nedenle davalı …’nin (İffet …) hasımlı veraset belgesinin (davalı Hazine olacak şekilde) alınması, alınacak veraset belgesine göre İffet ölü ise davanın mirasçılarına yöneltilmesi ve davacının davasını TMK’nun 713/2. maddesinde bulunan hukuki sebeplerden hangisine dayandırdığının açıklattırılması, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tüm mirasçılarına yöntemine uygun şekilde dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, … (…) hiç mirasçı bırakmadan ölmüşse Hazinenin TMK’nun 501. maddesi karşısında hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek davanın esası girilmesi usul ve
kanuna aykırıdır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davanın esasına ilişkin sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.