Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/2498 E. 2013/8346 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2498
KARAR NO : 2013/8346
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak, şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, üçüncü kişi tarafından İİK’nun 16. maddesi gereği açılan haciz uygulamasına yönelik memur işleminin şikayeti ve İİK’nun 96. maddesi gereği açılan istihkak davasının kabulü istemine ilişkindir. Mahkemece, HMK’nun 119/d-f bentlerinde belirtilen mal varlığına ilişkin davalarda dava konusunun değeri ve ayrıca davanın hangi delillerle ispat edileceği dava dilekçesinde belirtilmediğinden bu eksiklikler sonradan tamamlanabilecek hususlardan olmadığından, dava şartı yokluğundan HMK’nun 119. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı üçüncü kişi vekili, … .İcra Müdürlüğü’nün 2009/10113 Esas sayılı dosyası ile davacının işyerinde mallarının haczedildiğini, ancak davacının icra dosya borçlusu … Makine San. Tic. AŞ ile herhangi bir fiili veya hukuki bağlantısı bulunmadığını, haczedilen malların faturalı olduğunu, davacının bu takipte üçüncü kişi konumunda olduğunu, buna rağmen menkul mallar üçüncü kişi elinde haczedilmişken İİK’nun 99. maddesindeki prosedürün işletilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek öncelikle icra memur muamelesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin şikayetin kabulüne, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise gerekli yargılama yapılarak istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nun 119. maddesindeki şartları taşımadığını, dilekçede davacının ve davalının adreslerinin gösterilmediğini, davacının TC kimlik numarasının da belirtilmediğini, ayrıca delillerin gösterilmediğini, talep sonucu açıklanmadığı gibi avans ödemesi de yapılmadığından öncelikle davanın açılmamış sayılmasına, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK’nun 119. maddesinde bentler halinde dava dilekçesinde bulunması gereken hususların ayrı ayrı belirtildiğini, aynı maddenin 2. fıkrasında da “1. fıkranın a, d, e, f ve g bentleri dışında kalan hususların dava dilekçesinde bulunmaması halinde hakim davacıya eksikliği tamamlaması için 1 haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde dava açılmamış sayılır” hükmü bulunduğunu, HMK’nun 119. maddesinin a, d, e, f ve g bentleri dilekçede bulunan zorunlu unsurlardan olup, sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde şikayet başvurusunun yanı sıra, istihkak iddiasında da bulunulduğu, ayrıca aynı dilekçede iddia
edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği ve hukuki nedenlerin gösterilmediğini, belirtilen eksik hususların dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan olması ve sonradan tamamlanması mümkün olmadığından dava dilekçesindeki eksiklik nedeniyle dava şartı eksikliğinden dolayı HMK’nun 119. maddesi gereği, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… . İcra Müdürlüğü’nün 2009/10113 Esas sayılı takip dosyasında, “… mahallesi, … caddesi No: 68 …” adresinde, 18.10.2009 tarihinde üçüncü kişi …’ya ait olduğu iddia edilen işyerinde, üçüncü kişinin huzurunda haciz uygulaması yapılmıştır. İcra dosyasındaki örnek 10 nolu ödeme emri borçlu … Makine San. Tic. AŞ’ne “… caddesi … İşhanı no: 3/302 …” adresinde, 24.10.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Şikayete ve davaya konu yapılan haciz işlemi ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı gibi haciz yerinde borçlu olmadan yapılmıştır.
2004 sayılı İİK’nun 16. maddesine göre Kanun’un hallini Mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas daireleri’nin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet istemi, bu muamelelerin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabileceği hükmü bulunmaktadır.
İİK’nun 18. maddesi gereğince, icra mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır. Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de olur. Aksine hüküm bulunmayan hâllerde mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşmalar, ancak zorunluluk halinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir. Bu durumda Mahkemece, öncelikle şikayet istemi hakkında prosedür uygulanarak şikayet istemi hakkında bir karar verilerek şikayet isteminin sonuca bağlanması, şikayet kabul edilmediği takdirde terditli açılan davada istihkak istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden hem şikayet istemini hem de istihkak istemini kapsayacak şekilde dava şartı eksikliği nedeni ile HMK’nun 119. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı şikayetçi üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.