YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7582
KARAR NO : 2018/3675
KARAR TARİHİ : 05.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan sanık … müdafiinin temyiz dilekçeleri içeriğinden, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükme ilişkin sanık müdafii sıfatıyla itiraz isteminde bulunduğu ve anılan karara karşı yapılan itirazın itiraz merciince incelenerek kesinleştiği anlaşılmakla, bu hüküm temyiz kapsamı dışında bırakılmıştır.
Sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanıklar müdafii, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği, sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği, sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükümlerinin katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği temyiz dilekçeleri içeriklerinden anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık …’in üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu, TCK’nin 86/2, 86/3-e maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçu ile birlikte işlediği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesi uyarınca sanık … hakkında uzlaştırma hükümleri uygulanamayacağından, sanık … yönünden tebliğnamedeki (2-b) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Tarafların olayın başlangıcına dair farklı anlatımlarının bulunması ve bu hususta tanık anlatımının bulunmaması karşısında, karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği hususunun tespit edilememesi nedeniyle sanıklar Hikmet, Mevlüt ve İbrahim lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Katılan …’in aşamalarda değişmeyen beyanına, olay yeri tespit tutanağı içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar … ve …’ün mala zarar verme suçunu işledikleri sabit olduğu halde, sanık …’in atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi ve sanık …’ün ise eylemine uyan mala zarar verme suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınmış olması gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre, sanık …’ün hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde sanıkların beraatlerine karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıklar İbrahim, … ve …’ün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafiinin, katılan sanık … ve sanık … müdafiinin, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.