Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/12313 E. 2013/14112 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12313
KARAR NO : 2013/14112
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair …2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 28.06.2012 gün ve 765/825 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR

Davacı …, babasından intikal eden taşınmazın kadastro çalışmalarında … adına 186 ada 224 parsel sayısıyla tespit ve tescil edildiğini açıklayarak … üzerindeki kaydın iptaliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı … vekili; taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava muristen intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetlik, hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK’nun 713/1, ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına yönelik tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaz 10.06.2007’de senetsizden kimsenin zilyetliği altında bulunmayan ve ileride yararlanılması mümkün yerlerden olduğundan … adına tespit edilmiş, tutanağa yönelik üçüncü kişinin itirazı üzerine hükmen … adına tescil edilmiştir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar kabulüne karar verilen taşınmaz parçasının davacının zilyetliğinde bulunduğunu açıklamış ise de, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi ve uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.Bilindiği üzere bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu halde Mahkemece yapılacak iş, mahallinde yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklar, HMK’nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağırılmalı, aynı Kanun’un 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların mümkün olduğunca keşif yerinde dinlenmeleri ve tespit tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait (1977-1987 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarını Harita Genel Komutanlığı’ndan, aynı yıllar arasında düzenlenmiş fotoplan, fotometrik ve fotogrometrik paftalarını ise İl Kadastro Müdürlüğü’nden getirterek, dosya arasına konulmasından sonra uzman ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotogrometri uzmanı, harita mühendisinden oluşacak bilirkişi aracılığıyla keşif yapmaktır. Keşifte öncelikle çekişme konusu taşınmazın yeri hava fotoğrafında gösterilmeli, daha sonra niteliğinin, kullanım süresinin ve ne zaman kullanılmaya başlandığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve diğer bilirkişi sözleri uzman bilirkişilerin raporuyla denetlenmeli, taşınmaz üzerinde tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi belirlenmeye çalışılmalıdır. Bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunması halinde bu çelişkinin HMK’nun 261. maddesi uyarınca giderilmesine çalışılmalı, HMK’nun 290/2. maddesi gereğince birlikte keşfe götürülecek uzman bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan panoramik fotoğrafları çektirilerek Mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.