YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14858
KARAR NO : 2015/22987
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
HMK’nun 26. maddesinde, ”Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez” hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun’un 33. maddesine göre ise, başvurunun hukuki tavsifi hakime aittir.İİK’nun 68/1. maddesi gereğince ise; genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Anılan maddenin 2. fıkrasında borçlunun itirazını varit gösterecek belge ibraz edememesi halinde icra mahkemesince itirazın kaldırılmasına karar verileceği; aynı maddenin 3. fıkrasında da itirazın imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit olması durumunda kaldırılması talebinin reddolunacağı hükme bağlanmıştır.Somut olayda, alacaklı tarafından faturaya dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun icra dairesine verdiği dilekçe ile … İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu ve bunun üzerine alacaklının borçlunun itirazı ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın kaldırılması isteğiyle icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir.Bu durumda, her ne kadar, mahkemece, istem, icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına ilişkin verdiği durdurma kararına yönelik şikayet olarak kabul edilmek suretiyle sonuca gidilmiş ise de; iddianın yukarıda özetlenen içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle başvurunun, borçlunun itirazının kaldırılması niteliğinde bulunduğu açık olup; uyuşmazlığın İİK’nun 68. maddesine göre çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mahkemece, alacaklının itirazın kaldırılmasına yönelik talebinin incelenmesi ve İİK’nun 68. maddesi uyarınca borçlunun itirazının kaldırılmasına ya da itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken; HMK’nun 26. ve 33. madde hükümlerine aykırılık teşkil edecek şekilde, istek dışına çıkılarak ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek istemin şikayet olarak değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.