YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6468
KARAR NO : 2018/6924
KARAR TARİHİ : 06.06.2018
MAHKEMESİ : İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
ŞİKAYETÇİ : … Meslek Birliği
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
5846 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesince verilen 09/05/2013 gün ve 2012/385 Esas ve 2013/274 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 01/06/2017 tarih ve 2015/13116 Esas ve 2017/5207 Karar sayılı kararıyla;
1-5846 sayılı Kanun’un 71/1 ve 81/13. maddesi ile ceza tayininde seçimlik cezalardan adli para cezasının seçilmesinde kanuni bir engel bulunmaması ve 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler gözetilerek temel cezanın belirlenmesi gerekirken, adli para cezasının seçilmesinde kanuni engel olduğu şeklindeki yerinde görülmeyen gerekçe ile sanık hakkında hükmedilen temel cezanın hapis cezası olarak belirlenmesi,
2- 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesindeki kişi tabiriyle kastedilenin suçun mağduru olması, haklara tecavüzün önlenmesi başlıklı 5846 sayılı Kanun’un 81. maddesinde düzenlenen bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunda Dairemizin de benimsediği Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireyler olması, bandrol yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde de bu durumun değişmeyeceği, zira 5237 sayılı TCK’nın hazırlanmasında esas alınan suç genel teorisine göre tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacak olup bu nedenle tüzel kişiliği haiz …’in şikayeti nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin 2. fıkrasının uygulanma olanağı bulunmadığı halde anılan fıkra uygulanarak fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, nedeniyle bozulmuştur.
Bozma üzerine yerel mahkemece önceki hükümde direnilmesine karar verilmiştir.
İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesince verilen 06/11/2017 tarih 2017/191 (E) ve 2017/256 Karar sayılı direnme kararına konu dava dosyası dairemize gönderilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 01/06/2017 tarih ve 2015/13116 Esas ve 2017/5207 Karar sayılı bozma ilamında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından kararın düzeltilmesine yer olmadığına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 36. maddesiyle değişik 307. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.