YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10939
KARAR NO : 2013/18261
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhinde … l. Tüketici Hukuk Mahkemesi’nin 2005/108 Esas ve 2012/785 Karar sayılı ilamına dayalı olarak ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlular vekili İcra Mahkemesi’nden; karar başlığında dava alacak davası olarak belirtilmiş ise de; uyuşmazlığın gayrimenkulun aynına ilişkin olup, kesinleşmeden icra edilemeyeceğini, ayrıca 6352 sayılı Yasa ile getirilen değişikliklere göre takip talebinde gösterilmesi gereken banka hesap numarasının talepte yazılmadığından bahisle takibin ve icra emrinin iptalini istemiştir. Mahkemece, takibe konu ilam ile terditli olarak açılan davada taşınmazın aynına ilişkin talebin ifa imkansızlığı nedeni ile reddine ve tazminata hükmedildiği, tazminat alacaklarına ilişkin ilamların infaz edilmesi için kesinleşmesine gerek bulunmadığı gerekçeleriyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’na eklenen “Geçici madde 3” atfı ile uygulanması gereken HUMK’nun 443/4. maddesi (6100 sayılı HMK’nun 367/2. maddesi) gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez, buna yönelik şikayetler de kamu düzenine ilişkin olup süresiz şikayete konu edilebilir.
Somut olayda takip dayanağı ilamda her ne kadar satışı vaad edilen taşınmazın bedeline hükmedilmiş ise de; Mahkemece tapu iptali tescil talebi, bir başka anlatımla, taşınmazın aynı tartışıldığından, uyuşmazlığın özünde ayni hakka ilişkin mülkiyet ihtilafı bulunmakla bu ilam kesinleşmeden infaz edilemez. Bu durumda Mahkemece, anılan sebebe dayalı şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre ise; borçlu vekilinin diğer şikayet nedeni yanında 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğe dayalı şikayet sebebi hakkında Mahkemece olumlu olumsuz bir karar verilmeden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.