YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7527
KARAR NO : 2013/18379
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mirasın hükmen reddi
… ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aralarındaki mirasın hükmen reddi davasının kabulüne dair … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 27.01.2011 gün ve 75/27 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde, … Başkanlığı tarafından 2200853429 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı almakta iken 09.09.2003 tarihinde vefat eden ablası …’ın hak etmediği 17.09.2003-16.01.2006 yılları arası yaşlılık aylıklarının toplamı olan 11804,79 TL nin müteveffanın hesabından haksız olarak çekildiği gerekçesiyle … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2006/8450 Esasıyla hakkında icra takibi yapıldığını, ablası …’ın mirasçısı olması nedeniyle kendisi adına ödeme emri çıkartıldığını ve tebliğ edildiğini, ölen ablasının herhangi bir menkul ya da gayrimenkulünün bulunmadığını, terekesinin borca batık olduğunu, çok yaşlı ve oğluna ait evde oturduğunu, istenilen miktarı ödeyecek gücü bulunmadığını, …’dan alınan yaşlılık aylıklarının terekeye dahil olmadığını, kendisinden talep edilemeyeceğini açıklayarak TMK’nun 605/2. maddesi hükmü uyarınca reddi miras talebinin kabulüne ve terekenin borca batık olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili 04 Mart 2010 havale tarihli cevap dilekçesinde, mirasın reddi isteğinin TMK’nun 606. maddesi gereğince üç aylık süreye tabi olduğunu, bu sürenin geçirildiğini, aynı kanunun 618. maddesine göre ödemeden aciz bir miras bırakanın mirasını ret eden mirasçılar, onun alacaklarına karşı ölümünden önceki 5 yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşımında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olduklarını, davacı taraf murisin ölümünden önce kendisine herhangi bir mal varlığını devir etmediğini ispatlamak durumunda olduğunu, TMK’nun 605. maddesindeki koşulların davacı tarafından kanıtlanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, “… alınan bilirkişi raporuna göre, terekenin borca batık olduğunu, murisin ölüm tarihinde herhangi bir mal varlığı ve alacağının bulunmadığını, murisin borçlarının terekesinden fazla olduğunu, adına kayıtlı menkul ve herhangi bir gayrimenkul ile açılmış bir mevduat hesabı tespit edilemediğini, mirasçıların miras bırakana ait terekeden herhangi bir şekilde yararlanmadığını, davacılar yararına TMK’nun 605. maddesindeki şartların oluştuğunu gerekçe göstermek suretiyle davanın kabulüne, 09.09.2003 tarihinde vefat eden …’nın terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile murisin mirasının reddinin tesciline…” karar verilmesi üzerine hüküm, davalı … Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ölen murisin terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile murise ait mirasın reddinin tescili isteğine ilişkindir.
Muris … 08.03.1919 doğumlu olup, 09.09.2003 tarihinde öldüğü dosya arasında bulunan nüfus aile kayıt örneğinden anlaşılmaktadır. Kendisi … Başkanlığından yaşlılık aylığı almaktadır. 09.09.2003 tarihinde ölmesine karşın bankamatik kartı ile 17.09.2003-16.01.2006 tarihleri arasında yaşlılık aylıklarının toplamı olan 11.804,79 TL’nin çekildiğinin, … Başkanlığı tarafından belirlenmesi üzerine … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2006/8458 Esas sayılı dosyasıyla Hatice’nin mirasçıları olan …, … … ve … hakkında icra takibinin yapıldığı, adlarına ödeme emirlerinin çıkartıldığı, bunun üzerine davacının söz konusu eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğine, muris …’ın ölüm tarihi itibariyle menkul ve gayrimenkulü ile herhangi bir alacağı belirlenemediği gibi, bankamatik kartı ile çekilen yaşlılık aylıkları dışında herhangi bir borcunun da olmadığı saptanmıştır. Bu miktarda ölümünden sonra çekildiğinden ölene ait borç olarak kabulüne olanak yoktur.
Kaldı ki davacı tarafından terekede bulunan herhangi bir menkul yada gayrimenkulü edinmediği gibi, terekede alınan herhangi bir alacak da söz konusu değildir. … Başkanlığı tarafından icra takibine konulan para ise, 17.09.2003-16.01.2006 tarihleri arasında yani hak sahibi …’ın ölümünden sonra yaşlılık aylığı olarak bankamatik kartı ile çekilen 11804,79 TL alacağın geri ödenmesi isteğine ilişkin bulunmaktadır. Takip, geri ödemeyle ilgilidir. Bu bakımdan, çekilen bu paranın tereke borcu olduğundan söz edilemez. Yine dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tarihler arasında çekilen 11804,79 TL nin kim ya da kimler tarafından çekildiği konusunda da herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmamıştır.
Saptanan bu somut olgular karşısında terekenin borca batık olduğundan söz edilerek davanın kabulüne ve mirasın reddinin tesciline karar verilmesi doğru değildir. Yapılacak araştırma ve inceleme sonucu söz konusu paranın kim ya da kimler tarafından bankamatik kartı kullanılarak çekildiğinin belirlenmesi halinde elbetki ilgili kurum bu kişiden geri istenmesi yoluna gidecektir.
Şu halde, takibe konulan 11.804,79 TL nin tereke borcu olmadığının kabul edilmesi gerektiğine, davalı Kurum tarafından haksız yere çekilen paranın geri ödenmesi ile ilgili olarak icra takibi yapıldığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı … Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.