Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/8610 E. 2013/3738 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8610
KARAR NO : 2013/3738
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair …Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 23.05.2012 gün ve 620/445 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, dava konusu 131 ada 66 parselin taşlık, kayalık ve tarımsal vasfı bulunmayan Devletin hüküm ve tasarruf altındaki yerlerden olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit edildiğini açıklayarak tapu kaydının iptaliyle … adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu parselin tarım arazisi niteliğinde olduğu, tespit tarihine kadar davalı lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bağ nitelindeki 18.559 m2 yüz ölçüme sahip dava konusu 131 ada 66 parsel, 20 yıldan fazla süre zilyetliğinde bulunduğu açıklanarak 22.10.2005 tarihinde … adına tespit edilmiş kadastro tutanağının 29.03.2006 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur.
Dava; 3402 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece; yazılı nedenlerle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir. Taşınmaz başında 03.04.2012 ve 09.04.2012 tarihinde yapılan keşifler sırasında dinlenilen … Uzman Bilirkişi; krokide B harfiyle gösterilen yerin %20-25 eğimli, 4 adet teras yapılmak suretiyle eğimi düşürülmüş, arazi kullanım kabiliyeti az, 5. sınıf arazi niteliğinde olduğunu açıklamıştır. Taşınmaza ait fotoğraflardan da dava konusu yerin yeni sürülmüş, taşlık bir yapıda olduğu, henüz tarımsal nitelik kazanmadığı ve imar-ihya olgusunun tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, Ziraatçı Uzman Bilirkişi raporu dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu yere ait hava fotoğrafları getirtilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile uygulanmamıştır.
Bir yerin niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı uygulamasıdır. Kadastro tespiti 2005 yılında yapıldığına göre, bu tarihten geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait (1975-1985 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı’ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl … Müdürlüğü’nden getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte Uzman Bilirkişi, Jeodezi ve Fotogrametri Uzmanı Mühendis, Teknik, Yerel Bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri, … Müdürlüğü’nden gelen paftaların ise, düzenlendikleri (1975-1985) tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar-ihyasının tamamlanıp-tamamlanmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu konusunda uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, Yerel Bilirkişi ve tanıkların HMK’nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, davalının hangi tarihte taşınmazın imar-ihyasına başladığı, ne şekilde sürdürüldüğü ve hangi tarihte tamamlandığı konularında Yerel Bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurulması, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten tespit tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup-dolmadığının hesaplanması, daha önce götürülmeyen başka bir Uzman Bilirkişi … Mühendisi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmesi, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK’nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi, HMK’nun 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, ondan sonra elde edilecek sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.