YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/315
KARAR NO : 2013/18508
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… … ile … ve … Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair … Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 02.03.2012 gün ve 378/37 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak uyuşmazlık konusu taşınmazın kadastro sırasında adına tespit ve tescil edilen dava dışı 363 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olduğu ve yol niteliğinde bulunmadığı halde, paftasında gösterilmek suretiyle yol olarak tespit harici bırakıldığını açıklayarak yol olarak bırakılan kısmın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının daha önce tarafları, konusu ve sebebi aynı olan dava açtığını ve dava konusu yerde davacı adına tespit şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … Tüzel Kişiliği temsilcisine, dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun biçimde tebliğ edildiği halde, yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 363 ada 2 parselin batısında yol sınırları içerisinde kalan ve Teknik Bilirkişi … tarafından hazırlanan 29.04.2011 tarihli krokili raporda A harfi ile gösterilen 42.57m2 miktarındaki kısmın yoldan ifraz edilerek, aynı adada yer alacak en son parsel numarasından sonra verilecek parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm; süresinde, davalı … vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere ve kural olarak: paftasında yol olarak belirlenen böyle bir yer için tespit öncesi zilyetlik sebebine dayalı olarak açılan tescil davalarında Daire’nin yerleşmiş inançlarına göre, makul sürenin kaçırılmaması gerekir. Tespit sonrası nedenler için ise; tespit tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık sürenin aralıksız ve davasız geçmesi zorunludur.
Somut olayda, davacıya ait nizasız 363 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağına göre 18.12.2005 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu yer paftasında yol niteliği ile tespit harici bırakılmıştır. Eldeki uyuşmazlık konusu istek yönünden, davacı tarafından 06.10.2006 tarihinde … Kadastro Mahkemesi’nde açılan davada, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine, dava dosyası O yer Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş, Sulh Hukuk Mahkemesi’nce; görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde başvuruda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Daha önce davacı tarafından açılan dava açılmamış sayılmasına karar verilerek sonuçlanmıştır. Bir başka anlatımla, o davanın hiç açılmamış olarak kabulü gerekir. Öyle ise eldeki davanın 27.12.2010 tarihinde dolayısıyla makul sürede açılmadığı anlaşılmaktadır. Tespit sonrası neden için ise paftasında yol olarak gösterildiği 18.12.2005 tarihinden eldeki davanın tarihine kadar 20 yıllık süre geçmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davacının davasının kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Kabule göre de yerel mahkemenin karar başlığında davacının adı “…” olarak yazılmış ise de; gerekçede yapılan açıklamalara ve hüküm fıkrasına göre, lehine hüküm kurulan davacının “… …” olduğu anlaşıldığından, karar başlığındaki bu yazımın maddi hata niteliğinde olduğu ve bu yanlışlığın mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan bu durum ayrı bir bozma nedeni yapılmamıştır.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.