Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2018/2970 E. 2018/9417 K. 21.06.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2970
KARAR NO : 2018/9417
KARAR TARİHİ : 21.06.2018

KANUN YARARINA BOZMA

Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143/1, 35, 151/1 ve 152/1-a maddeleri uyarınca 8 ay hapis ve 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2014 tarihli ve 2014/141 esas, 2014/364 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına ilişkin aynı Mahkemenin 27/05/2016 tarihli ve 2016/321 esas, 2016/273 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 15.11.2017 gün ve 94660652-105-34-6779-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.11.2017 gün ve 2017/65555 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında infaz edilecek hüküm, sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlemesi nedeniyle kurulan yeni hüküm olacağından, sanık hakkında yeniden ayrıntılı hüküm kurmak yerine, infaz edilecek cezayı belirtmeden yalnızca önceki hükmün açıklanmasına denilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih, 2014/141 Esas ve 2014/364 Karar sayılı sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının 03.10.2014 tarihinde kesinleştiği ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suç sebebiyle yapılan yargılama sonucu anılan mahkeme kararının açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de; dosya kapsamından Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih, 2014/141 Esas ve 2014/364 Karar sayılı sanık hakkında hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının sanığın yüzüne karşı verilmesine karşın, itiraz süresinin başlangıcının tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının belirtildiği, ancak gerekçeli kararın sanığa tebliğine ilişkin davetiye parçasının dosya arasında bulunmadığının anlaşılması karşısında; sürenin başlangıcı konusunda sanığın yanıltıldığı ve bu itibarla Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih, 2014/141 Esas ve 2014/364 Karar sayılı kararının usulen kesinleşmediği, Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih, 2014/141 Esas ve 2014/364 Karar sayılı sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının kesinleşmemesi nedeniyle sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına da karar verilemeyeceği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı gözetilerek; Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih, 2014/141 Esas ve 2014/364 Karar sayılı sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının sanığa yasa yolu bildirimini içerecek şekilde şerhli olarak usulüne uygun olarak tebliği ile hükmün kesinleşmesi halinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine yönelik Dairemizin 23.02.2017 tarih, 2016/18898 esas ve 2017/1693 karar sayılı ilamı üzerine Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih, 2014/141 Esas ve 2014/364 Karar sayılı sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının sanığa 16.05.2017 tarihinde Silivri 8 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla tebliğ edilerek dosyanın kanun yararına bozma talebi ile yeniden gönderildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih, 2014/141 Esas ve 2014/364 Karar sayılı sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu cezaevinde 5271 sayılı CMK’nın 35/3 maddesine aykırı şekilde kendisine tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih, 2014/141 Esas ve 2014/364 Karar sayılı sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının kesinleşmemesi nedeniyle sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına da karar verilemeyeceği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı gözetilerek; Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih, 2014/141 Esas ve 2014/364 Karar sayılı sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının sanığa yasa yolu bildirimini içerecek şekilde şerhli olarak usulüne uygun (cezaevinde bulunması halinde 5271 sayılı CMK’nın 35/3 maddesine uygun) olarak tebliği ile hükmün kesinleşmesi halinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 21/06/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.