Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/14997 E. 2013/3749 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14997
KARAR NO : 2013/3749
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtiraz

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılması ve icra emri tebliği üzerine İcra Mahkemesi’ne başvurunda İcra Dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiş ayrıca ipoteğin limit ipoteği olduğundan ödeme emri yerine icra emri gönderilmesinin yasaya aykırı olduğundan bahisle şikayette bulunmuştur. Borçlu vekili 23.11.2010 tarihli duruşmaya mazeretsiz katılmadığından ve ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakılmış olması nedeniyle mahkemece “davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmiş, borçlu vekili tarafından bozma istemli olarak karar temyiz edilmiştir.
İİK’nun 18/son maddesinde ”İcra Mahkemesi aksine hüküm bulunmayan hallerde şikayet konusu işlemi yapan İcra Dairesi’nin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir …” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda borçlu vekilinin diğer itirazları yanında, ödeme emri yerine icra emri gönderildiğini ileri sürerek, icra emrinin şikayet yolu ile iptalini de talep ettiği görülmektedir. Bu durumda yetkiye ve borca itirazlar yönünden mahkeme kararı yerinde ise de; borçlu vekilinin şikayetinin İİK’nun 18. madde hükmü doğrultusunda taraflar gelmeseler dahi esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, HUMK’nun 409. maddesi uyarınca iki kez yenilendikten sonra dosyanın takipsiz bırakıldığından bahisle davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.