YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14969
KARAR NO : 2013/3750
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de,
Alacaklı … Bankası A.Ş. vekili tarafından borçlu hakkında kredi ve marka rehin sözleşmeleri ile hesap kat ihtarına dayalı olarak taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçilmiş ve borçluya örnek 8 nolu ödeme emri tebliğ edilmiş, İİK’nun 62/1.maddesi gereğince, borçlunun İcra Dairesine başvurarak, borca itirazı üzerine, İcra Müdürlüğünce 02.04.2012 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138/4.maddesi uyarınca “Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde, borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz.”
Aynı Kanunun Geçici 13.maddesinde ise; “Sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda (Tasfiye Hâlinde T. Emlak Bankası A.Ş. dâhil) 26.12.2003 tarihinden önce bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz teminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ya da yeniden yapılandırma şartlarını ihlal edenler ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller, taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeden doğan hakların da diğer bankaların ve üçüncü kişilerin muvazaadan arî hakları aleyhine olmamak üzere fon alacaklarının tahsiline ilişkin 123, 134, 136, 137, 138, 140, 142 ve 165’inci madde hükümleri, tasarrufun iptali davalarında aciz vesikası şartı aranmaması, tüzel kişilerin kanunî temsilcileri ile borçlu ve borçla diğer ilgililerin yurt dışına çıkmasını yasaklama dâhil bankalarınca uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Madde hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138/4.maddesi, alacaklı banka yönünden 26.12.2003 tarihinden önce kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş alacakların tahsiline ilişkin olarak yapılacak icra takiplerinde uygulanabilecektir.
Somut olayda ise takibe konu kredi alacağı … 13. Noterliği’nin 27.11.2006 tarihli 21416 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edilmek suretiyle muaccel hale geldiğinden anılan yasa hükmünün uygulanma imkanı yoktur.
O halde, Mahkemece şikayetin reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.