YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4260
KARAR NO : 2013/14766
KARAR TARİHİ : 11.10.2013
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ:Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız takiplere ilişkin İİK’nun 150/a maddesi gereğince “Ödeme emrine itiraz hakkında 62’den 72’nci maddeye kadar olan hükümler uygulanır.” İİK’nun 62/1. maddesi ile ” İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik ikinci cümle: 17/7/2003-4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur. ” düzenlemesi kabul edilmiştir.Borçlu aleyhine, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatılmıştır. Borçlu, İcra Mahkemesine başvurusunda; Bakanlar Kurulu’nun 2010/744 sayılı Kararnamesi ile takibe konu borcunun vadesinin 01.09.2011 tarihine kadar ertelendiğini ileri sürerek, henüz muaccel olmayan borç bakımından hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklayarak, icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Borçlunun bu başvurusu, mevcut haliyle borca itiraz niteliğindedir. Bu kapsamda, İİK’nun 150/a maddesi yollamasıyla İİK’nun 62 ila 72. maddeleri uyarınca, ilamsız takiplerde her türlü itirazın İcra Müdürlüklerine yapılması gerekli bulunduğuna göre, anılan Yasa maddelerine aykırı olarak doğrudan İcra Mahkemesine yapılan itirazın bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.