Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/13292 E. 2013/14802 K. 11.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13292
KARAR NO : 2013/14802
KARAR TARİHİ : 11.10.2013

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ:Tapu iptali ve tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair …(…) 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 12.06.2012 gün ve 295/343 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi …, …, … vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, muristen intikal, eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik, taksim ve satın alma hukuksal sebeplerine dayanarak, kadastro çalışmaları sırasında davalıların mirasbırakanları adına tespit ve tescil edilen 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalılar … oğlu …, … ve … oğlu …, müşterek murisleri …’nın dava konusu yere ilişkin bir senet vermediğini, davacının ileri sürdüğü rızai taksimi kabul etmediklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Davalı … 21.02.2008 tarihli yargılama oturumunda, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.Davalı … 15.04.2008 tarihli yargılama oturumunda, babası … ‘un vefatından sonra babasından kalan taşınmazları tüm mirasçılar arasında taksim ettiklerini, … ve …’un köyden yer almadıklarını, babasından kalan traktörü tüm ekipmanları ile birlikte aldıklarını, …’un da …’den tarla aldığını, kızkardeşi …’nın ise …’den hissesine ilişkin olarak tarla aldığını bu yeri de yaklaşık 30 yıl önce davacı …’e sattığını, hatta …taksimde düşen bir tarlasını da …’ye sattığını, herkesin hakkını aldığını, davalıların …’den her hangi bir alacaklarının olmadığını, davanın haklı olduğunu beyan etmiştir.Dahili davalı … 15.04.2010 tarihli yargılama oturumunda, …’dan kalan mirasın mirasçılar arasında taksim edildiğini, taksimde davaya konu taşınmazın …, … ve davacı …’in hissesine isabet ettiğini, …’ın hissesini ev yaptıracağı için davacıya uzun yıllar önce babaları öldüğü zamanlarda yaklaşık 30-40 yıl önce sattığını, davacı …’in de ineklerini satarak tarlanın parasını ödediğini beyan etmiştir.Diğer davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamışlar, yargılama oturumlarına katılmamışlardır.Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazda … oğlu … adına kayıtlı 1/6 oranındaki hissesinin, … Kızı … adına kayıtlı 1/6 oranındaki hissesinin ve … kızı … adına kayıtlı 1/6 oranındaki hissesinin tapu kaydının iptali ile, davacı … oğlu … adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine hüküm; … mirasçıları olan davalılar … oğlu …, … oğlu … ile … tarafından temyiz edilmiştir.Dava konusu 133 ada 1 parsel (eski 652 parsel) sayılı taşınmaz, 11.10.1984 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olarak 1/6’şar pay ile …, …, …, …, …, … adlarına tespit edilmiş, tutanağa itiraz edilememesi üzerine 29.04.1986 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu parsele ait tapulama tutanağı 29.04.1986 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 11.09.2007 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık süre, hak düşürücü nitelikte olup olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def’i ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle; yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulur. Hal böyle olunca, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle, temyiz itirazında bulunan davalılar İbrahim oğlu …, … oğlu … ile … yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda işin esasına girilerek belirtilen davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.Davalılar … oğlu …, … oğlu … ile …’ün temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 424,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.