Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/13281 E. 2013/14797 K. 11.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13281
KARAR NO : 2013/14797
KARAR TARİHİ : 11.10.2013

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ :Tapu iptali ve tescil

… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair … Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 30.05.2012 gün ve 912/415 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili kadastro çalışmaları sırasında 118 ada 150 sayılı parsel davalı …’ın eşi … adına tespit ve tescil edildiğini esasen bu parselin ortak miras bırakan …’dan kaldığını, murisin 27.03.1975 tarihinde öldüğünü açıklayarak davacıların miras payı oranında tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … (muris … gelini olur) dava konusu parselin kayınbabası ile kayınvalidesinin sağlığında kendilerine bakması nedeniyle bağışlandığını, bakım karşılığı verilen yer olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesi savunmuştur.Mahkemece, istek gibi davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı … tarafından temyiz edilmişir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebebine dayalı olarak TMK. 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılması tapu iptali ve tescil davasıdır.Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davada aktif dava açma konusunda taraf teşkilinin sağlanmadığı belirlenmiştir. Dava konusu taşınmaz 27.03.1975 tarihinde ölen …’dan kaldığı ileri sürüldüğüne göre terekesi TMK.nun 701 ve 702. maddeleri gereğince, el birliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Davalı ve kayıt maliki … murisin oğlu …’ın eşi olup mirasçı Talat hürüz sağ olduğundan davalı …’nın terekeye göre üçüncü kişi durumunda bulunduğunun kabulü gerekir. Terekeye dahil bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçı tarafından üçüncü kişilere karşı tek başına dava açma sıfat ve hukuki ehliyetleri bulunmamaktadır. TMK’nun 702. maddesi gereğince tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Davada bir tasarrufi işlem olup, tüm mirasçıların birlikte üçüncü kişilere karşı dava açmaları zorunludur. Davacılar dava dilekçelerinde miras payı oranında iptali ile adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Şayet tüm mirasçılar adına iptal ve tescile karar verilmesi istenilmiş olsaydı böyle bir durumda yargılama sırasında taraf teşkilinin sağlanması ve dava Talat’ın eşi nedeniyle diğer mirasçılar arasında yarar çatışması bulunduğu gözetilerek terekeye temsilci atanmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması mümkün olurdu. Ancak somut olayda davacılar sadece kendi adlarına iptal ve tescil isteğinde bulunduklarından ve üçücü kişilere karşı terekeye dahil bir taşınmaz için aktif dava açma sıfat ve hukuki ehliyetleri bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Yine somut olguda mirasçı Talat davacı ve davalı sıfatını almamıştır. Dava dışı kaldığı belirlenmiştir. (esasen davacı sıfatını alması gerekir.) Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 32,10 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.