Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/12979 E. 2013/14261 K. 04.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12979
KARAR NO : 2013/14261
KARAR TARİHİ : 04.10.2013

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ:Tapu iptali ve tescil

… ve … ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 21.04.2011 gün ve 191/110 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenine dayanarak 132 ada 57 parsel sayılı taşınmazın 250 m2′ sinin tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı …, 14.10.2010 tarihli yargılama oturumundaki beyanında, açılmış olan davayı kabul ettiğini, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında sehven kendi adına yazıldığını, taşınmazın davacılara ait olduğunu, taşınmaz ile bir ilgisinin olmadığını, bilirkişilerin yaptıkları hata neticesinde taşınmazın yanlışlıkla adına tespit edildiğini beyan etmiştir.Mahkemece, davanın kabulü ile … İli … İlçesi …Köyü 132 ada 57 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına kayıtlı olan tapusunun iptali ile davacılar … ve … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.Hüküm, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların, dava dilekçesinde 132 ada 57 parsel sayılı taşınmazın 250 m2′ sinin tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istedikleri görülmektedir. HMK’nun 26. (HUMK. m. 74) maddesine göre hakim tarafların talep sonucu ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Ancak, istekten azına hükmedilebilir. Mahkemece, talepten fazla olacak şekilde 132 ada 57 nolu parselin tapu kaydının iptali ile tamamının davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. Eldeki dosyada keşif yapılmadan, çekişmeli yerin neresi olduğu belirlenmeden hüküm kurulması da doğru olmamıştır.O halde Mahkemece; dava konusu taşınmazda keşif yapılarak nizalı kısmın belirlenmesi, az yukarıda açıklanan HMK’nun 26. (HUMK. m. 74) maddesi ile davalının beyanına göre HMK’nun 307. maddesinde düzenlenen (HUMK 92-95 maddeleri) kabul beyanının kesin hükmün sonuçlarını doğuracağına dair hükümler dikkate alınarak, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğin ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.