YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10312
KARAR NO : 2018/4747
KARAR TARİHİ : 19.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece, verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan üç kez kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarları, 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte bulunduklarından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun REDDİNE,
2) Sanık hakkında kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3.maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla 1/2 oranında artırılmasının öngörülmesine göre, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğu, sanığın cezasında (1/12) ila (3/12) aralığında arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak 1/2 oranında artırım yapılması suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 19/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.