Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/9861 E. 2018/5363 K. 26.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9861
KARAR NO : 2018/5363
KARAR TARİHİ : 26.03.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin edilen adli para cezasının tür ve miktarına göre, hükmün 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından, sanığın temyiz isteminin 6217 sayılı Kanunun 26/1. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. maddesi gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine göre, alt sınırı beş yıldan az olmayan cezayı gerektiren suçtan yargılanan sanığın istinabe yoluyla dinlenemeyeceği, mutlaka duruşmaya çağrılıp dinlenmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde yakalama yoluyla elde edilen savunması ile yetinilip hüküm kurulması,
b) Mağdur hakkında düzenlenen Özel Batman Dünya Hastanesinin 24.08.2012 tarih ve 575 sayılı geçici raporunda, mağdurun yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığının belirtildiği, Batman Bölge Devlet Hastanesinin 22.10.2013 tarihli kati raporunda ise mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir durumun olay anında mevcut olduğunun belirtildiği ancak mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bulgunun ne olduğu hususunun denetime olanak verecek şekilde, raporda açıkça belirtilmediği anlaşılmakla; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve mağdurun yaralanmasının niteliğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları temin edilerek en yakın adli tıp şube müdürlüğüne sevki ile, yaralanmasının niteliği hususunda ayrıntılı raporu aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yetersiz nitelikteki rapor hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
c) Tarafların aşamalardaki beyanları ve alınan doktor raporlarına göre, sanık ile mağdurun karşılıklı birbirlerini yaralamaları şeklinde gerçekleşen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli Esas 2002/4-238, Karar 2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, olay hakkında bilgi ve görgüsü olduğu anlaşılan Enes Keskin tanık sıfatıyla dinlenerek, sonucuna göre ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilmesi, bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanık lehine TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.