YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9895
KARAR NO : 2018/5107
KARAR TARİHİ : 21.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık …’ın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, diğer sanıkların da sanık …’in kavgaya karışmadığını iddia ettikleri, soruşturma aşamasında beyanları alınan mağdur ve tanıkların, sanık …’i teşhis edip edemediklerinin araştırılmadığı anlaşılmakla, kovuşturma aşamasında beyanının alınmasından vazgeçilen mağdur …’in ayrıntılı şekilde beyanlarının alınması, yine olaya ilişkin doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları anlaşılan tanıklar da dinlenilerek, sanık …’in mağdura saldıran kişiler arasında olup olmadığının sorulması, aynı duruşmada hazır edilip canlı teşhis işleminin yapılamaması halinde, fotoğraf üzerinden teşhisine çalışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Mağdura ait adli raporda belirtilen yüz sınırları içerisindeki kesilerin, yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Suçun işleniş biçimi, sanıkların kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ulaştığı boyut da dikkate alınarak, TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca temel cezanın alt ve üst sınır arasında makul bir oranda belirlenmesi yerine, işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız olacak şekilde en üst hadden hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
4) Sanık … hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi dikkate alınarak, yalnızca en ağır cezayı içeren Bolu 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 28.12.2010 tarih ve 2009/1250 Esas – 2010/2011 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması ile yetinilmesi gerekirken; suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 58/5. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacak nitelikte olan Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.03.2009 tarih ve 2007/489 Esas – 2009/146 Karar sayılı ilamının da tekerrüre esas alındığının belirtilmesi,
5) Sanık … hakkında hüküm kurulurken, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 4, 5. ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 1 yıl süre ile denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
6) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 21.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.