YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10384
KARAR NO : 2018/4991
KARAR TARİHİ : 20.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdur hakkında Kadirli Devlet Hastanesi ortopedi polikliniğince düzenlenen 08/04/2014 tarihli kati rapora göre, “sol uyluk orta 1/3 anterolateralde” meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Osmaniye Şube Müdürlüğünce düzenlenen 31/10/2014 tarihli raporda ise “sağ bacak uyluk alt bölgesinde anterolateralde meydana gelen kesinin” basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında, raporlar arasında mevcut çelişkinin giderilmesi amacıyla, mağdura ait tüm tedavi belgeleri ve raporların Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi’ne gönderilerek, mağdurun yaralanmasının niteliğine ilişkin, duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Sanığın eyleminin, taraflar arasında meydana gelen karşılıklı küfürleşmeye dayandığına ilişkin kabul karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih 2002/4-238 Esas ve 2002/367 Karar sayılı Kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi durumunda TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi de gözetilerek, sanık lehine TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerekliliğinin göz ardı edilmesi,
3) Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha az ceza içeren mahkûmiyetinin tekerrüre esas alınması,
4) Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı uyarınca hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı kalmak kaydı ile, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.