Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/10521 E. 2018/5619 K. 28.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10521
KARAR NO : 2018/5619
KARAR TARİHİ : 28.03.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar hakkında katılan …’yi yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanununun 26. maddesiyle 5230 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olduğundan sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık … hakkında Coşkun’u yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunmasına karşın TCK’nin 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
a) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halde sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
b) Sanık hakkında TCK’nin 53. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanırken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. addesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanık … hakkında …’ü yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunmasına karşın TCK’nin 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
a) Katılan …’ün yüzünde sabit iz oluşup oluşmadığı yönünde olay tarihinden en az 6 ay sonra muayenesi de yapılmak suretiyle rapor düzenlenmesi gerekirken, olay tarihinden yaklaşık üç ay sonra düzenlenen rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Katılan …’ün yüzünde oluşan sabit iz nedeniyle yapılan uygulamada, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel ceza üzerinden TCK’nin 87/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapıldıktan sonra aynı Kanunun 87/1-son maddesi uyarınca cezanın 3 yıla çıkartılması gerekirken, uygulama maddesi de gösterilmeyerek doğrudan 3 yıl hapis cezasına hükmolunması,
c) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halde sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
d) İddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c-son maddelerinin sanık aleyhine uygulanmasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
e) Sanık hakkında TCK’nin 53. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanırken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.