YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8324
KARAR NO : 2013/18472
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mirasın gerçek reddi
… ve müşterekleri ile … … Eğitim ve Araştırma Hastanesi aralarındaki mirasın gerçek reddi davasının reddine dair … Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 20.03.2012 gün ve 65/133 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hastane vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, miras bırakanlarının ölmeden önce gördüğü tedavi nedeniyle borçlanmasından dolayı mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerini belirterek bu beyanlarının tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı kurumu vekili, davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, miras bırakanın mirasının davacılar tarafından yasal ret süresi dışında reddedildiğinin tespitine karar verilmiştir. Hüküm davalı kurum vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir (HMK md.33). Dava dilekçesi içeriğine, dava hasımlı olarak ve mirasın gerçek reddi için yasada öngörülen üç aylık hak düşürücü süreden sonra (4721 sayılı TMK.nun Madde 606 ) açıldığına göre davanın mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin tespiti/bu sebeple mirasın hükmen reddine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu davanın açılması için kanunda bir süre öngörülmemiş olup her zaman açılması mümkündür. Terekenin borca batık olduğunun tespiti davalarında dava alacaklılara karşı açılır.
Bu tür davalarda, mirasçılık sıfatlarının tespiti açısından mirasçı olduğunu iddia eden taraftan veraset belgesi alınmalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olup olmadığını tayin ve tespitte “dava konusunun değeri ve miktarı” ölçüsünü kaldırmış, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğunu hükme bağlamıştır (HMK md. 2/1)
Kanunda bu konuda aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin davalarda davanın değeri ne olursa olsun asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Gerçekleşen bu durum karşısında dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Davalı kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.