Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/5198 E. 2018/12658 K. 12.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5198
KARAR NO : 2018/12658
KARAR TARİHİ : 12.09.2018

Basit yaralama suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına, sanığın karar kesinleştikten sonra 6 aylık yükümlülük süresi içerisinde “Bir daha eşimle kavga etmeyeceğim, çok pişmanım” ibaresi bulunan 50 adet el ilanını sanığın ikametgah ilçesindeki tüm kamu kurum ve kuruluşları (Belediye, hastane, vergi dairesi ve benzeri kurumlar) ile sokaktaki vatandaşlara birer adet olacak şekilde dağıtmak suretiyle ve bulunduğu yerin Belediyesinin göstereceği uygun bir yere kendisi temin etmek suretiyle 10 adet çam fidanı dikerek 6 ay süreyle bakımlarını yapmakla yükümlendirilmesine dair Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/453 Esas, 2017/589 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.06.2018 tarih ve 2018/8623 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2018 tarih ve 2018/58005 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler;
“a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,”
Şeklinde belirlenmiş olup, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/06/2009 tarihli ve 2009/5644 Esas, 2009/13118 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bunların dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak ve sanığa mali külfet getirecek şekilde 10 adet çam fidanı dikme ve 6 ay süreyle bu ağaçların bakımının sanık tarafından yerine getirilmesi hususunda yükümlülük belirlenmesinin mümkün bulunmadığı, sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan, tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/453 Esas, 2017/589 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.