YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5283
KARAR NO : 2018/12664
KARAR TARİHİ : 12.09.2018
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tutulmasına, denetim süresi içerisinde “Kasten yaralama suçunu işlediğim için çok pişmanım, bir daha suç işlemeyeceğim, dersimi aldım” şeklindeki ilanı yüksek tirajlı bir gazetede bir defaya mahsus olmak … ismi ile 3 ay içerisinde yayınlattırma ile yükümlendirilmesine dair Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2017 tarihli ve 2015/1493 Esas, 2017/567 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 03.07.2018 tarih ve 2018/8630 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2018 tarih ve 2018/59430 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler;
“a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,”
Şeklinde belirlenmiş olup, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/06/2009 tarihli ve 2009/5644 Esas, 2009/13118 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bunların dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak ve sanığa mali külfet getirecek şekilde 10 adet çam fidanı dikme ve 6 ay süreyle bu ağaçların bakımının sanık tarafından yerine getirilmesi hususunda yükümlülük belirlenmesinin mümkün bulunmadığı, sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan, tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2017 tarihli ve 2015/1493 Esas, 2017/567 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.