Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/5195 E. 2018/12666 K. 12.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5195
KARAR NO : 2018/12666
KARAR TARİHİ : 12.09.2018

Kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 86/3-a, 87/1-d, 87/1-son, 106/1-1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 5 ay hapis cezalan ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2017 tarihli ve 2017/404 Esas, 2017/456 sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 16/11/2017 tarihli ve 2017/2618 Esas, 2017/2518 sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş müteakip, sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 08/05/2018 tarihli 2017/404 Esas, 2017/456 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2018 tarihli ve 2018/832 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.06.2018 tarih ve 2018/6254 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2018 tarih ve 2018/58018 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 23/3. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanunun 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hakim…’in olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşlerinin ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşlerinin etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı hakimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği hususu gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2018 tarihli ve 2018/832 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.