Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/9229 E. 2018/5651 K. 28.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9229
KARAR NO : 2018/5651
KARAR TARİHİ : 28.03.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Aşamalardaki müşteki anlatımlarını doğrular nitelikteki tanık beyanları, adli rapor içerikleri, oluş ve tüm dosya kapsamına göre tebliğnamede yer verilen (1) no.lu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık …’nın Adli Sicil Kaydında tekerrüre esas mahkumiyet ilamı bulunduğu anlaşılmakla, hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak;
a) Alt sınırı beş yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren yaralama suçundan yargılanan sanığın duruşmada hazır bulundurulması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden; sanığın talimat ile ifadesi alınarak yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılması,
b) Sanığın müştekiyi Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesinin 16.08.2012 tarih ve 10781 sayılı kati raporuna göre yaşamsal tehlike geçirmesine ve vücudunda kemik kırığına, Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünün 05/04/2013 tarih ve 2532 sayılı raporuna göre ise yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı olayda, olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık … hakkında müştekilere karşı eylemleri nedeniyle, TCK’nin 86/1, 86/3(e) ve 87/1(c) maddesi uyarınca kasten yaralama ve TCK’nin 125/1-4. maddesi gereğince hakaret suçlarından kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama sonunda, müşteki İsmail’in yüzünde meydana gelen sabit izden, sanık

sorumlu tutulmayarak, TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçun uzlaşmaya tabi hale geldiği ancak; aşamalarda sanık ve müştekilere uzlaşmak isteyip istemediklerinin sorulmadığı anlaşılmakla; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince sanıklar ve mağdur arasında uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Kabul ve uygulamaya göre, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca CMUK 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza açısından sanık …’nın kazanılmış hakları dikkate alınarak BOZULMASINA, 28/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.