Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/10310 E. 2018/2770 K. 16.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10310
KARAR NO : 2018/2770
KARAR TARİHİ : 16.04.2018

MAHKEMESİ : … … (KAPATILAN) …. FİKRÎ VE
SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … (Kapatılan) …. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen …/05/2016 tarih ve 2014/285-2016/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin 1967 yılından bu yana sarraciye sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin “…” ibareli çok sayıda markasının olduğunu, markasının çanta, bavul, valiz emtialarını kapsayan 18.sınıfta … nezdinde tescilli olduğunu, davalının tescilli bir markası olmamasına rağmen “…” ibareli çanta emtialarını toptan ve perakende olarak sattığını, bu durumun … … 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/49 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti ile de sabit olduğunu, bu sebeplerle davalı tarafından tescilli markaya gerçekleştirilen tecavüzün ref’ine ve men’ine, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi ve ….000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davalının “…” markalı orijinal ve Amerika menşeili ürünlerin yetkili satıcısı olduğunu ve söz konusu markanın gerçek sahibinin de … … Goods. Co. firması olduğunu, “…” markasının logosunun da davacıya ait olmadığını, davalının 1985 yılından bu yana “…” markasının tenis ürünlerini sattığını, bu ürünler içinde tenis raketleri için özel tasarlanmış çantaların da mevcut olduğunu, davacının dünyaca ünlü ve çok eski yıllardan beri tescilli olan başka bir çok markayı da kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilşirketin bir çok bayisi bulunduğunu ve herkes tarafından bilindiğini, davacının 2014 yılına kadar habersiz olduğunun düşünülemeyeceğini iddia ederek karşı davanın kabulü ile davalının kötüniyeti temelinde bu fiillerinin engellenmesi ve yarattığı muazaranın önlenmesine karar verilmesi talep etmiş, asıl davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı …’ın en eskisi 1993 yılına ait 18. sınıfta “her türlü çantalar, çanta imalatında kullanılan imperteks, pvc, naylon, keten ve pamuklu kumaşlar, iplikler, kemer, cüzdan, bavul, valiz..” emtialarında tescilli marklarının olduğu, dava konusu “…” markasının 1965 yılından bu yana “W” logosunun da 1972 yılından bu yana Amerika menşeili … … Goods. Co. firması tarafından Amerika ve Avrupa ülkeleri de dahil olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde tescil ettirildiği, “…” markasının özellikle tenis sporu alanında tanınmış bir marka olduğu, ülkemizde tenis sporunun çok yaygınlaşmadığı 90’lı yıllarda davalının tenis kitabına tam sayfa reklam vermesi, ülkenin önde gelen tenis kulüplerinin hocaları ve oyuncularına sponsor olması, markanın kullanılması karşılığında hediye ürün verilmesi gibi hususların “…” markasının 90’lı yılların başlarında Türkiye’de “ilgili sektörde” bilinen ve tanınan bir marka olduğunu gösterdiği, davacı markasının ilk koruma ve tescil tarihi olan 1993 yılı ve öncesinde, dava dışı … … Goods Co. firmasına ait “…” markasının dünyada ve Türkiye’de Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış marka olduğu, davacının ülkemizde tescil ettirmiş olduğu ”…” marka ve “W” logolarının karakter özelliklerinin bile tanınmış “…” markası ve “W” logosu ile birebir aynı olması karşısında, davacının bu markadan haberdar olduğu ve ülkemizde tescilli olmamasından yararlanarak kendi adına kötü niyetli olarak tescil etmiş olduğu, bu nedenle “…” markasının gerçek hak sahibinin izni ile orijinal mallan Türkiye’ye ithal eden davalı kullanımlarının davacı tarafından engellenemeyeceği, davalının 90’lı yılların başından beri davaya konu tanınmış markalı ürünleri Türkiye’ye ithal edip kullanması, davacının, dergilere, kataloglara ve görsel medya haberlerine konu etkinliklere sponsor olan davalı kullanımından bu kadar uzun süre haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının kullanımından dava tarihine kadar yaklaşık 20 yılı aşkın bir süre geçmiş olduğu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalının ‘…’ markasının tescilinin kullanımı yönünde muarazanın önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve meni ile maddi manevi tazminat, karşı dava ise muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davada davacının ‘‘…’’ marka ve ‘‘W’’ logosunu tescil ettirmekle kötüniyetli olduğu ve dava dışı tanınmış ‘‘…’’ markasının sahibi … … Goods Co. firmasının izni ile ithal ettiği ürünleri satan davalı-karşı davacının kullanımına engel olamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davada ise muarazanın önlenmesine karar verilmiştir. Ancak, asıl davada davacının … nezdinde 18. sınıfta tescilli ‘‘…’’ ibareli marka tescilleri bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olup, … … Goods Co. firması tarafından asıl davada davacı aleyhine … …. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/60 E. sayılı dosyası ile marka hükümsüzlüğü davasının açıldığı ileri sürüldüğüne göre, anılan dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
…-Bozma sebep ve şekline göre davacı/karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.