Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/3435 E. 2018/1643 K. 19.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3435
KARAR NO : 2018/1643
KARAR TARİHİ : 19.04.2018

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki asıl davada davalı-karşı davacı, birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve birleşen dava ile asıl dava dosyasında iş sahibi idare tarafından açılan karşı dava eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup yüklenici tarafından açılan asıl davada, irat kaydedilen teminat mektubu bedeli ile haksız olarak iş bedeli alacağının tahsili, asıl dava dosyasında iş sahibi idare tarafından açılan karşı davada irat kaydedilen teminat mektubunun güncelleme bedelinin tahsili, yine yüklenici tarafından açılan birleşen davada ise fesih hakediş alacağının tahsili istenmiş, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, asıl davada davalı ve karşı davacı, birleşen davada davalı olan idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.Asıl davada davalı olan idare vekili tarafından 07.04.2008 tarihinde yüklenici aleyhine kesin teminat güncelleme bedeli 4.789,66 TL’nin tahsili istemiyle karşı dava açılmış, mahkemece idare vekilinin açtığı karşı dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.6100 sayılı HMK’nın hükmün kapsamı başlıklı 297. maddesinin 2. bendi hükmüne göre; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli ve zorunludur.Mahkemece ası, karşı ve birleşen dava dosyası olmak üzere üç dava dosyası bulunmasına rağmen karşı dava ile ilgili karar verilmemesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılması gerekli iş, açılan üç davanın talepleri incelenmek suretiyle açılan davalar hakkında hükümde karışıklığa meydan vermeyecek şekilde 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesine uygun karar vermekten ibaret olmalıdır.Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı ve karşı davacı idare yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ve karşı davacı idarenin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 19.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.