YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13197
KARAR NO : 2018/7708
KARAR TARİHİ : 05.04.2018
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, prim alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait bankada 18 yıla yakın bir süre çalıştığını ve Aralık 2012 tarihinde iş akdinin sona erdirildiğini, davalı yanın sanki taraflar arasında mutabakata varılmış gibi gösterilerek müvekkiline bir belge imzalattırıldığını, belgenin imzalanmaması halinde hiçbir ödeme yapılmayacağı tehdidinde bulunulduğunu, müvekkilinin her yılın Ocak ayı içinde primler aldığını ancak 2012 yılı priminin ödenmediğini ileri sürerek, prim alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacıya yazılı ya da sözlü olarak herhangi bir prim taahhüdünde bulunulmadığı gibi, müvekkili bankada işyeri uygulaması halini almış bir prim ödemesinin de bulunmadığını, davacıya başarılı olduğu yıllar için prim ödenmiş olmasının bu ödemenin işyeri uygulaması haline geldiğinden söz edilemeyeceğini, primin işçinin daha ziyade nitelik ve nicelik açısından başarılı bir hizmetinin karşılığı olarak ödendiğini, performansa dayalı prim uygulamalarında primin herkese eşit dağıtılan bir hak olmadığını, çalışanların kazanmak için çaba harcamaları gereken bir ücret eki olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, her ne kadar davalı banka davacının prime hak kazanabilmesi için 2013 yılında banka çalışanı olması gerektiğini ileri sürmüş ise de, yerleşik Yargıtay uygulaması gereği prim alacağına hak kazanabilmek için ödeme tarihinde işyeri çalışanı olması gerekli olmayıp, prim tahakkuk eden dönem içerisinde çalışmasının yeterli görülmekte olduğu, buna göre davacının prim alacağı talebinde bulunduğu süre yönünden işyerinde çalışmasının yeterli ve gerekli şart olduğu, davacının 2012 yılında tam çalışması bulunduğundan kıstelyevm hesaplamasına gidilmeksizin tespit olunan tutarın tamamının hüküm altına alınması gerekeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Mahkemece hüküm altına alınan prim alacağının hükme esas bilirkişi raporu ile uyumlu şekilde “brüt” olarak hüküm altına alınması yerinde olmakla birlikte, karar gerekçesinde aynı tutardaki alacağın “net” olduğundan bahsedilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dava belirsiz alacağın bir türü olan kısmi eda külli tespit davası olup, bu dava türünde faiz başlangıcına ilişkin Dairemiz uygulaması aynen kısmi davada olduğu gibi dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava, ıslah ile artırılan miktar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi şeklindedir.
Açıklanan nedenle davacının kabul edilen prim alacağının tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3/2. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının prim alacağına ilişkin 1. bendinin tamamen çıkarılarak, yerine;
“1-Davacının prim alacağı talebinin KABULÜ İLE, brüt 70.961,00 TL.’nin 5.000,00 TL.’lik kısmının 26/06/2013 dava tarihinden, 65.961,00 TL.’lik kısmının 05/11/2014 ıslah tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05/04/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.