YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2713
KARAR NO : 2018/4443
KARAR TARİHİ : 12.04.2018
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlamlı icra takibinde hukuki sonuç doğurması bakımından ilamda yazılı borçlu vekiline tebligat yapılması yasal ise de ceza hukuku bakımından cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak, şikayet olunan asıl borçluya değil de borçlu vekiline icra emri tebligatının, cezai sorumluluk bakımından hukuki sonuç doğurmayacağı, somut olayda ise şikayete konu icra takip dosyasında icra emrinin borçlu şirket yetkilisi yerine vekiline tebliğe çıkarıldığı, borçlu şirkete yapılmış usulüne uygun bir icra emri tebligatı bulunmadığının ve takip kesinleşmeden 08.04.2014 tarihinde şikayette bulunulduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar önödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 345/a maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
2-30.07.2003 gün ve 251184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK’da değişiklik yapılmasına dair kanunun 99. maddesi ile İİK.’nın 352. maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK’nın 354. maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 08.04.2014 yerine 2014 olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafi ile şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğname içeriğine aykırı olarak 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.