Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2016/18581 E. 2018/6887 K. 10.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18581
KARAR NO : 2018/6887
KARAR TARİHİ : 10.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 10/04/2018 günü temyiz eden davalı vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

– K A R A R –

Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.Şöyle ki;
1-Arsa niteliğindeki taşınmaza değer biçilirken Kamulaştırma Kanununun 11/1-g kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan, emsallere göre değer biçilmesi zorunlu olduğu halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenen emsal Anonim Şirketine yapılan satış olup özel amaçlı olduğu gibi dava konusu taşınmaza, birinci bozma öncesi metrekare değerinin 448 TL, birinci bozma sonrası bilirkişi raporunda metrekare değeri 3420 TL, ikinci bozma sonrasında da hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise metrekare değerine 1455,94 TL değer biçildiğinden, alınan raporlar arasında çelişki olduğundan inandırıcı olmayan bu rapora göre hüküm kurulması doğru değildir.
Bu nedenle, taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak rapor alınması ve değerlendirme tarihi olan 2010 yılında dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, satışına ilişkin belgeler ilgili Tapu Müdürlüğünden, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri de ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu da denetlenerek, ayrıca dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını gösterir krokisi getirtilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, inandırıcı olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Davalı idareye, fazla yatırdığı bedelin iadesine karar verilirken acele el koyma bedeli mahsup edilmeden iadeye karar verilmesi doğru olmadığı gibi,
3-Mahkemece 6459 sayılı yasa gereğince faize hükmedilirken, acele el koyma bedeli mahsup edilmeden ve mahkeme kararında tespit edilen bedele daha yüksek bedel tespit eden 07/02/2014 tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün belirtilen nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, temyiz eden davalı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.630,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 10/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.