YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2527
KARAR NO : 2018/4311
KARAR TARİHİ : 10.04.2018
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’nun, anılan Kanun’un 63/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal engel nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2017 tarihli ve 2017/67 esas, 2017/532 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 27/02/2018 gün ve 94660652-105-34-13612-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/03/2018 gün ve 2018/18670 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin ve giderilmesi gereken somut bir zararın bulunmadığı şartlarının gerçekleştiği ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nda yer alan suçlarla ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmayacağına dair anılan Kanun’un ek 10. maddesinde yer alan, “Bu Kanunda yazılı suçlarla ilgili olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beş ilâ ondördüncü fıkraları uygulanmaz.” şeklindeki hükmünün Anayasa Mahkemesinin 17/01/2013 tarihli ve 2012/80 esas, 2013/16 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yasal bir engel bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yukarıda sözü edilen kanuni düzenlemeler karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2017 tarihli ve Esas 2017/67, Karar 2017/532 sayılı kararının CMK’nın 309/4 maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.