YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17690
KARAR NO : 2018/5804
KARAR TARİHİ : 03.05.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz talebinin reddine ilişkin 24.05.2016 tarihli ek karar ve asıl karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Gerekçeli karar davalı erkeğe doğrudan mernis adresinde ve davacı ile aynı olan ve uzaklaştırma kararı verilen “…. Mah. … Sk. No:23 İç Kapı No:. …/ …” adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Ancak davalının bilinen en son adresi “… sok. 15/6 …/…” adresidir. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan mernis adresinde ve hasma tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar. Bu nedenle davalıya yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu dosya içindeki belgelerden anlaşıldığından temyizin süresinde olduğunun kabulü ile 24.05.2016 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Gerekçeli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece dava dilekçesi davalı erkeğin doğrudan “adres kayıt sisteminde” kayıtlı yerleşim yeri adresine gönderilmiş, bu adreste Tebligat Kanununun 6099 sayılı Kanunla değişik 21/2. maddesi uyarınca mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Davalı erkeğin “adres kayıt sisteminde” kayıtlı olan yerleşim yeri adresi aynı zamanda davacı kadının oturduğu ve davalı erkek aleyhine uzaklaştırma kararıverilen adrestir.
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceğine ve tebligatın burada yapılacağına imkan veren Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 sayılı Yasayla ilave edilen hüküm; bu adresin aynı davada “hasım” olan diğer tarafın adresi olmaması halinde uygulanabilir. Aksi halde, aynı davada “hasım” durumunda olan kişilerin yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesinde gösterilen usule şeklen uygun da olsa bir tebligatın yapılmış olması (tebliğ muhatabı bu adresten ayrılmış olsa bile) yeterli kabul edilir ve bu durum, kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi sonucuna yol açar. Oysa usulüne uygun bir tebligatın amacı, kişiyi aleyhine açılan davadan haberdar etmek, dolayısıyla kendisini ilgilendiren yargılamadan tam olarak bilgi sahibi olmasını sağlamak, açıklamada bulunmak ve ispat hakkını kullanmasına imkan vermektir. Ayrıca davalı erkeğin bilinen en son adresine tebligat yapılmadan doğrudan yerleşim yeri adresine tebligat yapılması da usulsüz olup, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır Bu haliyle; davalı erkeğe, aynı zamanda davacı kadının oturduğu yer olan adreste doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre dava dilekçesinin tebliği usulsüzdür. O halde, mahkemece yapılacak iş; davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği, davalıya cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140) taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasrna geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple mahkemenin 24.05.2016 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı erkeğin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemenmesine yer olmadığına temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar …eltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.05.2018(Prş.)