Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/14727 E. 2018/5468 K. 10.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14727
KARAR NO : 2018/5468
KARAR TARİHİ : 10.04.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
12.06.2011 tarihinde gece saat 02:00 sıralarında arkadaş olan sanıklar ve müşteki …’nın hep birlikte alkol aldıktan sonra …’ın başka bir arkadaşında ödünç aldığı araç ile … İlçesinden … Mahallesine seyir halinde iken aracın sürücüsü katılan …’ın tuvalet ihtiyacını gidermek için durduktan sonra sanık …’in aracı kendisinin sürmek istediği katılanın kabul etmemesi üzerine katılan …’a karşı cebir uygulayıp aracın sürücü koltuğuna geçip sanık … ile birlikte olay yerinden kaçtığının anlaşıldığı somut olayda; katılan …’ın ve diğer sanık …’nin beyanları birlikte değerlendirildiğinde olay sırasında alkollü olan sanık …’in aracı alıp götürmesinde ki temel saikin herhangi bir somut menfaat temininden ziyade araç kullanmaya olan merakının olduğu, bu haliyle sanığın eyleminin yağma suçu olarak değerlendirilemeyeceği sanığın eyleminin kullanma hırsızlığı suçu kapsamında değerlendirildiği anlaşıldığından tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/04/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.