YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2074
KARAR NO : 2018/3224
KARAR TARİHİ : 26.04.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin nüfus kaydının incelenmesinde yaklaşık 9 yıl sonra babasının kendisini tanıması üzerine sağlık ocağı personelince tanzim edilen yaş tespit formuna istinaden iki kardeşiyle birlikte nüfusa kayıt edildiğinin anlaşılması ve bu hususa ilişkin aşamalarda herhangi bir araştırma yapılmaması karşısında, suçların niteliği ile oluşumuna etkisi bakımından mağdurenin mernis doğum tutanağı ile varsa tescile esas doğum raporunun getirtilmesi, resmi bir sağlık kurumunda doğup doğmadığının araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde, yaş tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilmek suretiyle içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Suçun sonucu olarak mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair raporun Adli Tıp Kurumunun bilinen uygulamalarına göre çocuklarda suç tarihinden itibaren en az altı ay geçtikten sonra Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan yada Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddelerine göre Yükseköğretim kurumlarına bağlı hastanelerde usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş bir heyetten alınarak sonucuna göre, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, olaydan dört ay sonra hazırlanan Çukurova Üniversitesi Hastanesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalının 18.09.2013 tarihli raporuna dayanılarak eksik araştırma ile sanığın cezasının 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesine göre arttırılması,
Kabule göre de;
Sanığın farklı tarihlerde mağdureyi boş olan bir eve götürüp üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiği kabul edilmesine rağmen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 43. maddesi uyarınca cezanın arttırılmaması,
Hükümlerden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sonuç ceza miktarları itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.